Kimsin Sen?

Çocuk ve Gençlik Edebiyatının tartışmasız en önemli yazarlarından birisi olan Miyase Sertbarut, her kitabında toplumumuzun kanayan bir yarasına parmak basıyor. Sayın Sertbarut’un okuduğum son kitabı “Kimsin Sen?” de böyle bir kitap kesinlikle.

kimsin sen miyase sertbarut“Kimsin Sen?” ilkgençlik dönemlerini yaşayan lise öğrencilerinin “kim”olduklarını bulma çabalarının romanıdır. Kitapta ilkgençlik dönemlerinin bunalımları çarpıcı bir şekilde gözler önüne serilirken cinayet mi kaza mı olduğu belli olmayan bir olayla heyecan hiç tükenmiyor.

Kitap, bunalım yaşayan kahramanımız Elif’in kendine yeni bir kimlik oluşturma çabası ile başlıyor. Ardından mükemmel bir empati tanımıyla devam ediyor. İçimizden tam “Vay be!” derken, Elif’in kuzeninin köprüden düşmesiyle karşı karşıya kalıyoruz. Daha sonra bu olayın çözümlenmesi konu ediniliyor kitap boyunca ve bu sürede Mert’in ilk aşkının sancısına şahit oluyoruz.

Bizim işimize yaramayan şeylerin başkalarının işine yarayacağını ya da bizim beğenmediğimiz şeyleri başkalarının beğenebileceğini “Kimsin Sen?” kavratırken hiç sıkmıyor. Çünkü kitabın orta yerine oturmuş, çözülmeyi bekleyen Elif’in kuzeninin köprüden düşme olayı var. Bu köprüden düşme olayı çözümlenirken kuzeninin kimliğine bürünmek zorunda kalıyor Elif. Bunu yaparken kendisi olmanın ne kadar güzel bir duygu olduğunu kavrıyor.

Ayrıca yazarımız, Mert’in annesi İnci Hanım’ın inci gibi değer verdiği malzemelerle farklı tasarımlar yaparak ortaya koyduğu mücadeleyi kazanmasıyla da inanmanın zaferini gözler önüne seriyor.

Ve bütün olaylar çözümlendiğinde Elif, şu gerçekleri kavrıyor:

“Herkes nasıl başka yüzlere sahipse, bu yüzlerin arkasında başka deneyimler, birikimler, heyecanlar, meraklar, tutkular vardı. Kendisi  de bu çeşitliliğin içinde bir renkti. Onlarla birlikte bir gökkuşağı oluşturuyordu. Bu renk demeti, yedi renkten çok daha fazlasını içeriyordu. İnsanın renk algısıyla sınırlıydı bu sonsuz çeşitlilik. Yan yana duran iki insan, aynı gökkuşağına bakıp nasıl aynı renkleri görmezse, gökkuşağındaki su damlacıkları durmadan yer değiştirip renkleri nasıl hareketlendirirse insanlara bakarken de bu hareketin farkında olmak gerekiyordu.

Büyümek denen şeyin sıkıntıların sayısını çoğaltmak değil, hayatı ve insanları anlayabilmek olduğuna karar verdi.”

Ne kadar şanslı olacak ilkgençlik bunalımları yaşayan bir kızımızın “Kimsin Sen?” kitabını okuyup kendini Elif’in yerine koyması, bu cümleleri okuması ve kendisinin gökkuşağının bir rengi olduğunu düşünmesi. Gökkuşağının onunla daha güzel olduğunu kavraması.

Miyase Sertbarut‘un kendine has üslubuyla yazdığı ve diğer kitapları gibi bir çırpıda okunabilen “Kimsin Sen?” kitabını 7, 8, 9 ve 10. sınıf öğrencilerine şiddetle tavsiye ediyorum.

Belki bunları da beğenirsin...

1 Yorum

  1. 09 Şubat 2016

    […] Kimsin Sen? […]

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir