Köy Öğretmenleri ve Yarı Açık Cezaevi Görünümündeki Okullarımız

koy_ogretmeniÖğretmen; cumhuriyetle birlikte aydınlanmanın sembolüdür ülkemizde. Verilen değer ya da değersizlik işte bu yüzden bu göstergeye olan inancın bir çıtasıdır aslında. Genç cumhuriyet ilk yıllarında; millet mektepleriyle, köy enstitüleriyle Anadolu’nun dört bir yanına gönderdiği öğretmenleriyle bu bilinci yaymaya çalışmıştır.

Anadolu’nun ücra bir köyünde öğretmen; devleti temsilen vardı ve her işten anlardı. Öyle yetişmeliydi çünkü. Öğretmen yetiştiren okullarda iğne yapmaktan, ilk yardıma, soba yakmaktan, süt sağmaya kadar her türlü bilgiyi pratik olarak öğretirdi öğretmen adayına.

Ve mezun olan öğretmen gittiği köyde, kasabada tüm bu donanımlarıyla el üstünde tutulur, sevilir, sayılırdı. Bir köy için çok şey demekti. Aydınlanmanın sacayaklarıydı imam ve muhtarla birlikte. Cumhuriyet ilke ve devrimleriyle yetişen yeni nesillerin rol modelleriydiler.

Zamanla siyasi ve popülist yaklaşımlar ve basiretsiz anlayışlara yenik düşmüştür köy öğretmenleri. Şehirlere doğru yaşanan göç dalgaları ve sürekli değişen eğitim politikalarıyla köyler boşalmış ve okullar teker-teker kapanmıştır.

Ve aydınlanmanın sacayağı kırılır böylece. Öğretmeni yoktur artık köylerin, okulları da! Sadece bir insan ya da bir bina değildir giden, yok olan. Aslında bir kültürdür kapatılan, yok edilmeye çalışılan. Cumhuriyet devrimleri ve ilkeleriyle köyün arasındaki en kuvvetli bağ yoktur artık. Yeri de doldurulamaz kolay-kolay.

8 yıllık eğitim, taşımalı sistem gibi sistemlerle şehir merkezlerine çekilen okullar artık, eğitim-öğretim faaliyetinden daha çok açık hava cezaevlerine dönüştüler. Bir okulun yanından geçerken içerden gelen seslere ve tel örgülerle dikkat ederseniz anlarsınız bu durumu!

köy öğretmenleri

4-5 katlı beton ve ruhsuz binalarda ağır programlarla ezilen, ardından okul çıkışı dershanelerde sınav maratonuna çalışan nesiller yetişiyor artık okullarda. Ne sosyal aktivite kaldı ne de etkinlik. Tek amacı yılsonlarında yapılacak sınavları geçmek ve bir sonraki sınavda avantajlı hale gelmek artık öğrencilerin.

Ve en sonunda ne mutlu, mesut insanlara kaldı ne de yemyeşil bahçelerinde koşulan tek katlı okulların bulunduğu güzel köyler. Hepimiz savrulduk Anadolulun farklı yörelerinden, metropollere doğru. Köylerimizi öksüz bıraktık, okullarımız; harabeye dönmüş durumda, içi viran! Ve binalarla birlikte temsil ettikleri değerlerde artık küskün, yorgun ve de perişan!

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir