M. Kemal’in Ağzından Vahdettin-1

Mustafa Kemal’in Ağzından Vahdettin

İlk Görüşme: Veliaht Vahdettin’in Almanya gezisine refakat etmesi için Enver Paşa’nın teklifini kabul eden M.Kemal Paşa sarayda kendisiyle tanıştırılır. Gerisini Atatürk’ten dinleyelim.

“ … kendisi kanepenin sağ köşesine oturdu. Ben karşısındaki koltuğa oturdum. Bir defa gözlerini kapadı, derin bir şekilde daldı, neden sonra tekrar gözlerini açtı ve bize lütfen iltifat etti. Tekrar gözlerini kapadı.

Cevap vermeye hazırlanırken şaşkın bir şahsiyetin huzurunda olduğumu fark ettim. Yaveri Naci Paşa’nın yüzüne baktım. O da çok durgundu.

Biraz sonra gözlerini açtı. “Seyahat edeceğiz değil mi?” Diye sordu, evet dedim. İtiraf edeyim ki bir mecnunla karşı karşıya bulunduğumu hemen hissetmiştim…”

İkinci görüşme: Almaya seyahati için tren gardan ayrılıp yolculuk başlayınca Vahdettin adeta farklı bir kişiliğe bürünmüş, o eski dalıp giden halinden eser kalmamıştır. Şaşkınlığını gizleyemeyen M. Kemal şu tespitleri yapar:

“İstanbul’da ilk buluştuğumuz vakit, o devri bilenlerin anlaması kolay olan nedenlerden ötürü garip bir hal gösteren veliaht, İstanbul’u terk ettikten sonra ve kendisini tamamen serbest gördükten sonra şahsiyetini olduğu gibi göstermekte artık sakınca görmüyordu.”

Almanya seyahati sırasında bir başa başa görüşme olur. Vahdetin ile M. Kemal arasında şu konuşmalar geçer:

“Bana sordu: Ne yapmalıyım?

Kendisine: İstanbul’a gider gitmez bir ordu komutanlığı isteyiniz, ben sizin erkanı harp reisiniz olurum, dedim. “Hangisini” diye sordu, beşinci ordu’yu, dedim. Onu bana vermezler dedi. Olsun siz yine de isteyiniz, dedim. “Gidince bakarız “dedi ve konuşmayı bitirdi. Benim için oldukça ümit kırıcı bir cevaptı.”

Ardından 1918 yılında padişah Mehmed Reşad vefat eder ve veliaht Vahdettin padişah olur. O sıralarda Viyana’da tedavi gören M. Kemal derhal istanbul’a çağrılır. Çağıran padişahın yaveri Naci Paşa’dır. Naci Paşa aracılığıyla bir randevu talep ederler ve kabul edilir. Almanya’da yapılan teklif bir kez daha teklif edilir kendisine ve ileri bir tarihte bir görüşme daha yapılır.

Görüşmede Vahdettin, M. Kemal’e döner ve: “Paşa! Ben her şeyden önce İstanbul halkını doyurmak mecburiyetindeyim. İstanbul halkı açtır, bunu temin etmedikçe alınacak her tedbir isabetsiz olur” der. Ve gözlerini kapatır.

İlk önce İstanbul halkını kazanmak istediği anlaşılır bir durumdur. Ve M. Kemal cevaben: “ çok doğru söylüyorsunuz fakat, İstanbul halkını doyurmak, bütün memleketi kurtarmak için alınacak önlemleri engellemez. Makinenin tamamı işlemediği bir durumda tam sonuç almanın mümkün olmadığına inanıyorum. Padişahın ilk önce kuvvete sahip olması gerektiğini düşünüyorum. “ diye ekler.

Ve ardından şu cümle dökülür padişahın dudaklarından:

“Ben gereken şeyleri Talat ve Enver Paşalar hazretleriyle görüştüm.”

Tüm bunları söyleyen zat, daha birkaç ay önce,Talat ve Enver paşalara duyduğu nefreti anlatmış ve memleketi mahvolmaktan başka bir neticeye taşımamış olduklarını alenen beyan etmişlerdi…

 

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir