Meclis Başkanı Seçimleri ve MHP

Yazmak zamanı geldi, sanırım.

Dün TBMM, dördüncü oylamadan sonra başkanını seçti ve İsmet Yılmaz, Meclis başkanı seçildi. Başkanlık seçiminden sonra bütün oklar MHP’ye çevrildi. Neymiş efendim MHP, İsmet Yılmaz’ın başkan seçilmesini sağlamış. Bu şekilde düşünmek isteyenler tabi ki düşünmeye devam edebilirler ama bizim de bu konuda iki kelamımız var.

Adalet ve Kalkınma Partisi ülkeyi 13 yıl yönettiği için muhalefette kalanlar Meclis başkanının el değiştirmesini istiyorlardı ama maalesef, altını çizerek söylüyorum maalesef, bu değişme gerçekleşmedi. İsmet Yılmaz’a karşılık CHP’nin adayı Deniz Baykal, MHP’nin adayı Ekmeletttin İhsanoğlu ve HDP’nin adayı Dengir Mir Mehmet Fırat’tı. HDP adayının seçilme ihtimalinin çok düşük olduğu biliniyordu. Geriye CHP ve MHP’nin adayı kalıyordu.

MHP, biz beğenelim ya da beğenmeyelim seçimden sonra net tavrını ortaya koydu. Meclis başkanlığı seçiminde de aynı tavır ortadaydı. Bahçeli’nin ilk açıklaması şöyleydi. “Eğer yarın HDP, Deniz Baykal’a desteğini açıklarsa biz Baykal’a oy vermeyiz.” Sorarım size şimdi, siz bu açıklamadan ne anlıyorsunuz?

Eğer HDP yetkilileri “Biz, Deniz Baykal’ı destekleyeceğiz.” tarzında bir açıklama yapmasalardı şu anda MHP’nin Deniz Baykal’ı çok da istememesine rağmen Deniz Baykal Meclis başkanıydı ama burada kanaatimce bir oyun oynandı ve HDP’liler ısrarla Deniz Baykal’a destekleyeceklerini belirttiler.

HDP’lilerin, Bahçeli’nin birinci manevrasında yaptığı ortaya, güzel bir kafa vurup topu 90’la buluşturamamaları kimin görüşsüzlüğüdür acep?

Bu görüşsüzlük neticesinde Bahçeli ikinci açıklamasını yapmış ve “Adayımız dördüncü tura kalmazsa o zaman 80 tane geçersiz oy çıkacaktır.” demiştir. Yani Bahçeli, CHP’ye gelin cumhurbaşkanlığı seçiminde sizin bize önerdiğiniz Ekmelettin Bey’e destek verin ve Ekmelettin Bey’i Meclis başkanı seçelim demiştir. Maalesef CHP’de bu süreci iyi yönetememiş ve İsmet Yılmaz, Meclis başkanı olmuştur.

Bu açıklama ile Bahçeli yaptığı ikinci manevrasında CHP’ye güzel bir orta yapmış, bu sefer de CHP bu güzel ortayı gole çevirememiştir. Hem de kimin için? Siyasi olarak sizin bahsettiğiniz ama hiç olmamış %60’ın yine sizin deyiminizle nefret ettiği cumhurbaşkanı sayın Recep Tayyip Erdoğan ile geçmişinde gizli bir ilişkisi olmuş Deniz Baykal için.

Bu açıklamalardan sonra cumhurbaşkanlığı seçiminde çatı aday olan Ekmelettin Bey’in başkan seçilmeyip Meclis başkanının İsmet Yılmaz olması kimin hatasıdır?

Şimdi sorarım size, sizce basiret yoksunu siyasi çapsızlar kimlerdir?

Gelelim Deniz Baykal meselesine ama isterseniz kaseti biraz başa saralım hem de bayağı bir başa saralım.

Yıl 2002

Seçimler olmuş, AKP birinci parti olmuş ve Abdullah Gül 58. hükümeti kurmuş. Dikkat ederseniz, sayın Recep Tayyip Erdoğan ortalıkta yok. Yaşı yetenler hatırlayacaktır. Sayın Recep Tayyip Erdoğan siyasi yasaklı. Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi yasağı hükümet yetkilileri tarafından getirilen yasa ile ilk denemesinde o günün cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’e çarpsa da ikinci deneme de kaldırılıyor. Daha sonra YSK’ye yapılan Siirt seçimleri iptali ile yeniden seçim yapılıyor ve Sayın Recep Tayyip Erdoğan milletvekili seçiliyor ve ardından da başbakan oluyor.

Burada asıl önemli olan 22 Şubat 2003 günü Siirt seçimlerinden iki hafta önce sayın Recep Tayyip Erdoğan ile Deniz Baykal görüşmesi olmuştur. Bu görüşmenin içeriği hala açıklanmamış ve siyasi belleğimizde Deniz Baykal’ın, Recep Tayyip Erdoğan’ın önünü açan kişi olarak yer etmiş hatta kendisi de “Erdoğan’ın parlementoya girmesine yol açmakla iftihar ediyorum.” gibi bir açıklama yapmıştır.

Yıl 2015

Haziran seçimlerinden üç gün sonra Deniz Baykal ile cumhurbaşkanı sayın Recep Tayyip Erdoğan yine gizli, kapaklı bir görüşme yapmıştır. Bu görüşme parti genel başkanına haber verilmeden yapılan bir görüşme olmuştur ve ne konuşulduğu yine büyük bir muammadır.

Bu iki görüşme gün gibi ortadayken hepinizin nefretle baktığı cumhurbaşkanı sayın Recep Tayyip Erdoğan’la gizli görüşmeler yapan Deniz Baykal’ı saf dışı bırakamayan siz ve yine aynı şekilde MHP’yi eleştiren siz.

Biraz insaflı olun da. (Bu “da” Karadeniz ağzıyla söylenen “da”dır.)

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir