Mozart ve Salieri Açmazı: Deha mı Disiplin mi?

Amadeus-Salieri-Mozart-1024x637

Küçük yaştan itibaren kendini çalışmaya ve müziğe adamıştı. İflah olmaz bir disiplinle ve adanmışlıkla günlerini ve gecelerini bu uğurda harcamıştı. Saatler boyu ibadet eder ve uzun yıllar boyu bu adanmışlıkla geldiği Kraliyet Baş Müzisyenliği makamı için Tanrı’ya şükürler ederdi. İsmini andığımız müzisyen Antonio Salieri idi. Çalışmanın, azmin, disiplinin ve adanmışlığın ve hasedin en büyük temsilcisi, talihsiz Salieri.

Karşısında ise taşradan gelen, yaramaz bir çocuk gibi davranan, disiplinsiz, ahlaki problemleriyle ve dağınıklığıyla Salieri’yi çileden çıkartan bir dahi: Wolfgang Amadeus Mozart.

Bir yanda çalışma, disiplin ve adanmışlık diğer yanda doğuştan gelen bir mucize ve bir deha.

Bir yanda bekâretini bile Tanrıya adamış bir münzevi diğer yanda günlük zevklerle gününü gün eden ahlak yoksunu bir taşralı.

Ve fakat, o ana kadar yapılan en muhteşem bestelerin taşralı bir çılgının zihninden çıkması adeta deliye döndürür Salieri’yi. Günlerce aç-susuz dua eder Tanrı’ya. Bunca adanmışlık ve ibadeti için kendine de ilham vermesini ister gözyaşları içinde. Ancak kendi besteledikleri halk arasında alay konusu olur, Mozart’ın besteleri ise baş tacı edilir.

Bu durum deliye döndürür Salieri’yi. İnancını kaybeder, gözyaşları içinde başucundan ayırmadığı kutsal haçı şömineye atarken isyan eder Tanrı’ya. Yıllarca kendisinden esirgediği ilhamı o kendini beğenmiş ahlak yoksunu taşralıya bağışladığı için…

Mozart ve Salieri arasındaki açmaz, deha ve disiplin arasındaki açmaz gibidir adeta. Yılarca çalışma ve adanmışlıkla sadece yürüyebilen Salieri ve dehası sayesinde adeta uçan bir Mozart, öldüğünde sadece 35 yaşında olmasına ve toplu bir halk mezarına gömülmesine rağmen eserleri hala baş tacı edilen muhteşem deha Mozart.

(Daha fazlasını görmek ve duymak isteyenler için film önerisi: Milos Forman, Amadeus, 1984)

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir