Mucize Yaşamlar Bölüm 1

10 Eylül 2001

“Hayatımız, yaptığımız tercihlerimizin toplamıdır.”

Muhteşem bir balayı geçirmişler daha dün evlerine dönmüşlerdi. Mutluluktan başları dönüyor, evliliklerinin ilk günlerinin tadını çıkarıyorlardı. Akşam olunca karısı, adama “Sana bir burrito -bol malzemeli Meksika usulü dürüm- yapayım!” dedi. Adamın ağzının suyu akarak “Olur, canım!” diye cevap verdi.

Kısa bir süre sonra burrito hazırdı. Adam ilk ısırığı aldığında neye uğradığını şaşırdı. Devasa bir kayadan küçük küçük taşlar koparmak gibiydi her ısırık ama adam tercihini yapmıştı ve aşk kayayı güle çevirmesini bilirdi. Adam hiçbir şey çaktırmadan tatlı bir tebessümle “Eline sağlık aşkım! Çok güzel olmuş! Bir burrito daha istiyorum.” dedi. Kadın ne kadar çok sevildiğini anlamış ve havalara uçarak bir burrito daha hazırlamak için mutfağın yolunu tutmuştu.

11 Eylül 2001

“Yaşamda gideceğimiz yönü belirleyen büyük seçimler olabilir. Fakat bizi oraya götürenler ise yaptığımız küçük küçük seçimlerdir.”

Adam, sabah, her zamanki saatinde kalkmış, her zamanki gibi metroya binmiş, Brooklyn’den Dünya Ticaret Merkezine çalışmaya gidiyordu. Bir süre sonra -kaç istasyon gittiğini fark etmemişti- adam karnında yoğun hareketlenmeler hissetti. Bir istasyon sonra karın ağrısından yerinde duramıyordu. Bir istasyon sonra felaket bir şekilde tuvalete gitme ihtiyacı duydu. Bir istasyon sonra yani Dünya Ticaret Merkezi’nden bir durak önce mecburen metrodan indi yoksa metronun orta yerine s.çacaktı.

Hızla metronun merdivenlerine koştu. Bir an önce temiz hava almak istiyordu. Aynı hızla merdivenleri çıktı. Dışarı çıktığında temiz havayı ciğerlerine çekmeyi düşünürken boşaltım sistemi buna mani oldu. Her an film kopabilirdi çünkü ucundaydı.

New York caddelerinde tuvalet bulunur mu sizce? Ne arar! Bizim buralardaki gibi her sokakta camide yok. Adam çaresizce ve kıvranarak tuvalet aradı ama nafile. Daha bu zulme dayanamadı ve Park Row ve Broadway caddelerinin köşesinde altına kaçırdı. Ortalığı burrito kokusu sarmıştı.

Utandı, hatta yerin dibine girdi ama rahatlamış bir utanmaydı bu. Bizim buralarda olduğu gibi bir korsan taksi çevirdi. 100 doları taksiciye gösterince taksici tabi ki kabul etti. Ne de olsa gidilecek yol 9 dolardı.

Adam evine girdiğinde doğruca banyoya koştu. Çünkü duşunu alıp tekrar işe gitmesi gerekiyordu. Ne de olsa balayından sonra işe başladığı ilk gün kovulma riskini göze alamazdı. Duştan çıktı, üzerini giyerken içinden televizyonu açmak geldi. Televizyonun düğmesine bastığı an canlı yayında bir uçağın kendi çalıştığı kata çarptığını gördü. Adam olduğu yere çakılıp kaldı. Kımıldayamadı bir süre.

Eğer muhteşem karısı o muhteşem (!) burritoyu yapmasaydı şu an o katta kendisi de vardı… Seçimini seviyordu… Sinirleri boşaldı ve oturup hüngür hüngür ağladı.

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir