Namus(suz)

Çok bilenen ve çoğu kez W. Shakespeare atfedilen “Namus görünmez bir cevherdir; çok kere ona sahip olmayanlar sahipmiş gibi görünürler.” sözü ne kadar da doğrudur.

Namus sözcüğünü diline pelesenk eden ve medyada epeyce yer işgal eden kimi insanların geçmişlerine şöyle bir bakınca –ki çok derinlemesine bakmaya gerek yok- ne kadar da doğru olduğu ortaya çıkıyor bu sözün.

Tür Dil Kurumu, namus sözcüğünün bir anlamını da “dürüstlük, doğruluk” olarak veriyor. Sadece TDK’nin tanımından yola çıkarak “Ülkemizde ne kadar çok namuslu insan var?” sorusunu sorduğumda, hiç düşünmeden “çok az” yanıtını verebiliyorum.

TDK, böyle diyor. Öyleyse bu ülkede;

Daha on sekizini görmemiş kız çocuklarını taciz edip kendi istedi diyenler,
Hatta tecavüz edip salıverilenler,

Birden fazla kadınla evlenip, onlar bunu sorun etmiyor, diyenler,
Üstüne üstlük bunu bir zenginlik olarak görenler,

Başka birine baktı, gibi bir safsatayla sokakta eşini dövenler,
Daha da öteye giderek silahına sarılanlar,

Kız çocuklarını zorla ve para karşılığında evlendirenler,

Yardım adı altında topladıkları paralarla gününü gün edenler,

İyileştirmek adına halkı sömüren üfürükçüler,

Gemi ve villalara sahip olup bunun kaynağını açıklayamayanlar,

Dış alım ve dış satım öncesi gümrük vergilerini değiştirenler,

Kime ne kadara verildiği belli olmayan ihaleleri yapanlar,

Devlet ihalelerini alan yeşil kartlı zat-ı şahaneler(!)

Nasıl tanımlanmalı?

Sorarım sizlere…

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir