Nemrud’un Hikayesi: Arılar Ordusu

arılar ordusu

Bekir Yıldız’ın yazmış olduğu “Arılar Ordusu” kitabı, yazarın büyüklerinden küçükken dinlediği Hükümdar Nemrud efsanesine dayanıyor. Bekir Yıldız, büyüklerinden dinlediği bu efsaneyi kendi fikir süzgecinden geçirerek sıcak, yalın ve şairane bir dille küçük okurlarına armağan etmiş bu kitabıyla. Hepimizin bildiği Nemrud’u çocukların da bilmesini istemiş, bunu yaparken de çocuklara muhteşem öğütler vermiş yazar. Bu öğütleri verirken küçük okuyucularını düşünmüş ve hiç sıkmamış onları.

Dördüncü ve beşinci sınıf öğrencilerimizin sıkılmadan okuyabileceği “Arılar Ordusu”nu, bu yaştaki çocuklarımız hala okumamışsa öğretmenlerimiz ve ebeveynlerimiz muhakkak bu kitabı çocuklarına okutmalı.

Ben daha fazla kitapla ilgili yorum yapmadan sizi, kitaptan seçtiğim bu cümlelerle baş başa bırakıyorum. Bu cümleleri okuyunca aynı sıkıntıların her dönem yaşandığına tanık olacaksınız:

Nemrud, hükümdarların en büyüğüydü. Yedi dağlar aşmış ünü, kırk dağlar ötesindeki insanları korkudan titretirdi. İnsanlar titredikten sonra, söz senin gibi kanadı eksik bir arıya mı düşer, demeyin. Arı arıdır, insan insandır. Ama her insan, insan mıdır? Her hükümdar Nemrud gibi midir? Yoo, her hükümdar, Nemrud gibidir doğrusu…”

“Aptalca beklemek, korkudan daha kötüdür.”

“… anlamadığın bir şey için sakın uzlaşma.”

“Yeter ki halk düşünmeyi, birlik olmayı öğrensin.”

“Bir elin nesi var, iki elin sesi var.”

“İnsan, büyüklerinin kendi adına en iyi, en doğru biçimde düşündüklerine inanırsa, kölelikten kurtulamaz.”

“Ben kurulu olandan, var olandan kuşkulanmayı, belki de mağarada yaşadığım için öğrenebildim. Mağaradan çıkıp mağaraya döndüğümde, bir yaşadım, bin düşündüm. Düşündükçe, sürü gibi güdülen çoğunluğun dışında kaldım. Dışında kaldığım için de olanı değil, olabileceği aradım. Dedim ya bir görmeli bin düşünmeli. Bir okumalı, bin düşünmeli.”

“Şu orduya bak, dedi. Nasıl bakımlı, sağlıklı bir ordu. Ama bir de halka bak… Yoksul mu yoksul.”

“Küçücük ama milyonlarca arı bir araya gelince düzenli orduların bile nasıl perişan edilebileceğini görmüşlerdi.”

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir