Öğretmen Konuşmaları

Bugün 24 Kasım Öğretmenler Günü. Bütün öğretmenlerimin ve meslektaşlarımın öğretmenler gününü kutlarım.

Bugün herkes bizim ne kadar kutsal bir iş yaptığımızdan dem vururken bir de şu satırlara kulak vermek gerekir: Mesleğimiz -öğretmenlik- hakkında o kadar şey söyleniyor ki artık şaşmamak mümkün değil. Her gün yeni şeyler duymaktan artık sıkıldık ve usandık. Birileri insanlara ve bizleri yönetenlere doğruları anlatabilir mi?

1. Bir kurumda sorunlar çözülemiyorsa suçlu kurumda çalışanlarda değil, kurumu yönetenlerdedir.

2. Yapılan bütün değişiklikler öğretmene rağmen yapılıyorsa başarı sağlanamaz. Nihayetinde yeni getirilecek sistemlerin uygulayıcısı öğretmenlerdir.

3. SBS sınavı getirildi öğretmene soruldu mu? Sonra bu sınav bire indirildi, öğretmene soran oldu mu? Ardından TEOG getirildi, öğretmene soran oldu mu? Öğretmene danışan oldu mu? Bütün soruların cevapları maalesef “hayır.”

4. FATİH projesine geçildi. Peki, bu proje uygulayıcılara yani öğretmenlere soruldu mu? Bırakın öğretmenleri eğitim sendikalarından fikir alındı mı? Hayır. Malum sendika dışında kimlerden fikir alındı?

5. Öğretmenlerin ilçe ve illerde yapılan törenlerde boş koltuk doldurma vazifesini hiç söylemiyorum bile.

6. Müdür ve müdür yardımcısı atamalarında yapılan haksız, hukuksuz uygulamalar ise tam anlamıyla vicdan yoksunu insanların yapacağı bir uygulama. Görevden alınan müdürlerin neye ve kime göre başarısız olduğu belirtilmeden, bu müdürlerin vicdansızca görev yaptığı yerlerden alınarak çok uzak yerlere adeta sürgün edilircesine gönderilmesi bütün camia tarafından eleştirilmektedir.

7. Yönetim kadrolarında ve müdür atamalarında sadece bir sendikanın kayırılması camia tarafından apaçık görülmektedir.

8. Öğretmenlerin herkes nezdinde kaybolan itibarının tek sorumlusu olarak öğretmenler yönetenleri görmektedir.

9. Öğretmenlere yan gelip yatan meslek grubu yaftasını yapıştıran herkesten öğretmenler şikayetçi ve özür beklemektedir.

10. Yapılan törenlerde “Başöğretmen Atatürk” adının yöneticiler tarafından zikredilmemesi camiadaki sağduyulu öğretmenleri üzmektedir.

11. Basılan ders kitaplarının kalitesizliği ve içerik fakirliği ise başlı başına üzerinde düşünülmesi gereken bir durumdur.

Buraya daha bir sürü madde yazabiliriz.

Maalesef  her alanda olduğu gibi eğitimde de “Ben yaptım, oldu!” anlayışı hakim. Ama her şey boşa gidiyor. Ve olan çocuklarımıza oluyor.

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir