“Özgür Medyaya Dokunma” Diyen Kardeşim…

Ey Özgür medyaya dokunma! Nidalarıyla yeri göğü inleten kardeşim,

Kuddusi Okkır’ı örgütün finansörü diye içeri attılar, adam içerde kansere yakalandı, ailesi cenazesini kaldıracak para bulamadığı için belediye kaldırdı, sesin çıkmadı, olur böyle şeyler ayrıntılara takılmayın dedin!

Türkan Saylan kanserle uğraşırken sabaha karşı evini bastılar, deniz harp okulu öğrencilerine kız bulduğu iddialarını sabah akşam gazete ve televizyonlardan büyük bir keyifle anlatıp durdular, sesin çıkmadı, olur böyle şeyler ayrıntılara takılmayın dedin!

Yarbay Ali Tatar, uydurma belgelerle ömrünü hapislerde çürütmektense ölmeyi seçip intihar ettiğinde aldırmadın, adının terör örgütünde olduğundan ölümünü şüpheli buldun, “mermiye kafa atanlar “ diye dalga geçenlerle kahkaha tokuşturdun, sesin çıkmadı, olur böyle şeyler ayrıntılara takılmayın dedin!

Ulusal kanal, ART, Kanaltürk basılıp yöneticileri kelepçelerle götürüldüğünde, hukuk hele bir işlesin, doğruyla yanlış ortaya çıksın dedin, sesin çıkmadı, olur böyle şeyler ayrıntılara takılmayın dedin!

Albay Murat Özenalp, hapishanede kendisini ziyarete gelen 9 yaşındaki kızının yanında beyin kanaması geçirip hayatını kaybettiğinde; darbeciler yargılanıyor dedin, sesin çıkmadı, olur böyle şeyler ayrıntılara takılmayın dedin!

Soner Yalçın, Ahmet Şık, Tuncay Özkan, Mustafa Balbay, Nedim Şener, Vedat Yenerer gibi pek çok gazeteci tutuklandığında; onlar gazetecilikten tutuklanmadılar ki dedin, örgütsel faaliyet kapsamında savcı ve polisler işini yapıyorlar dedin, ateş olmayan yerden duman çıkmaz ki dedin, sesin çıkmadı, olur böyle şeyler ayrıntılara takılmayın dedin!

Şimdi,” keser döner sap döner, gün gelir hesap döner” misali kelepçeler sana yöneldiğinde; ‘medyama dokunma’ diyorsun, ‘gazetecilik yargılanıyor’ diyorsun, ‘özgür basın susturulamaz’ diyorsun. Diyorsun da dün yaptıkların karşısında en küçük bir pişmanlık bile dile getirmiyorsun. Yurtdışından yargılanmaya gelenleri kaçmaya teşebbüs ederler diye tutuklayıp, sıra kendine gelince ilk fırsatta Gürcistan üzerinden ülke dışına kaçanları, hala kahraman ilan ediyorsun.

Kendi elinle döşediğin ve yüzlerce masumun kanına girdiğin  ‘haksızlık merdiveninden’ bu defa sana ulaştılar ve veryansın ediyorsun! Keşke o taşlar döşenirken sesin çıksaydı be kardeşim!

Keşke…

 

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir