Patrimonyal Bir Devlet Olarak Osmanlı’nın Kuruluşu

oguzboyÖnce başlığımızda geçen kelimenin anlamıyla başlayalım: ülke ve reayanın( yönetilen halkın) hanedan kurucusuna atasından kalan mirası, mülkü gibi algılanan ve kurucusunun ismiyle anılan devlet veya beyliklere denir. Osmanlı ‘da bu tür devletlere girer.

Devletin kuruluşuna girmeden önce Anadolu’ya göç eden Türkmen gruplarıyla başlamak gerek. Osmanlı’nın da içinde olduğu Oğuzların Anadolu’ya göçleri başlıca iki aşamada gerçekleşmiştir. İlki 1020’lerde Selçukluların önderliğinde Azerbaycan’ı istila etmeleri ve Anadolu’ya akınları ve tabiî ki Malazgirt ile Bizans’ın direncinin kırılması sürecidir.

marco poloAncak ikinci ve asıl büyük göç 1220’lerden sonra doğudan gelen ve acımasız Moğol istilasından kaçan Türkmenlerin Azerbaycan üzerinden Anadolu’ya göçmeleridir. 1279 yılında Anadolu’ya gelen Marco Polo burayı “Türkmenia” olarak nitelemiştir.

Anadolu’ya göç eden Türkmenler ağır vergiler koyan bürokratik idareye her zaman karşı çıkmışlardır. Ağır vergilerle Türkmenleri ezen Selçuklu idaresine karşı 1240’ta gerçekleşen büyük ayaklanma Baba İshak ayaklanmasıdır ki Baba İshak, Vefaiyye tarikatından Türkmen şeyhi Baba İlyas’ın aksiyoner adamıdır.( Osmanlı’nın kuruluşunda önemli bir rol oynayan Şeyh Ede-Bali de Vefaiyye şeyhidir.)

Bu ayaklanmadan üç yıl sonra Moğol komutanı Baycu Anadolu’yu tarumar etmiştir. Anadolu Selçukluları da 1235’e gelindiğinde Moğol egemenliğini kabul etmek zorunda kalmıştır. 1260’lara geldiğimizde Osman’ın babası olan Ertuğrul Eskişehir-Sakarya bölgesine göçmüştür. 1261 tarihi Anadolu’da Moğollara karşı Türkmen hareketinin başlangıcı sayılabilir. Bu tarihte Anadolu, iki nüfuz bölgesine ayrılmış durumdaydı. Doğu tarafı İran İlhanlı devletinin etkisi altındayken batı tarafı da uc Türkmenlerinin egemenliği altındadır.

osman gaziOsman Gazi 1260-1300 döneminde Kastamonu uc emiri Çoban oğullarının emri altında Bizans’a karşı savaşan bir boy beyi idi. Kendisiyle birlikte gaza ve ganimet için savaşan alplar, nökerler( yoldaşlar) ile yola çıkmışlardır. Yanındaki yoldaşların kan bağına gerek yoktur. Daha ziyade dışarıdan gelen “garibler” ganimet için savaşmaya gelen yabancılar, kullar olabilirdi. İleride de hanedan üyeleri kendilerine bağlanan yabancı kullarını hep en yakınlarında tutmuşlardır.

Bu gurubu birleştiren temel etkenler “ganimet” ve “gaza” olmuştur. Başlangıçta Aygut Alp, Turgut Alp, Konur Alp, Akça Koca, Samsa Çavuş gibi uc liderleri bağımsız hareket ediyorlardı. Zamanla da “uc”da en atılgan, en başarılı gaza öncüsü olan Osman Gazi diğer beylerin önderi konumuna gelmiştir. Ayrıca Vefaiyye halifelerinden Şeyh Ede-Bali Osman’a Tanrı’nın gaza önderliği müjdesini vermiştir. ( Osman gazi’nin rüya motifi sonradan eklenmiştir.)

Birinci aşamada Osman gazi’nin harekat üssü Söğüd’dür. İkinci aşamada ise Karacahisar’ın fethi önemli rol oynar. Bu fetih ile artık Osman, gazilikten uc beyliğine yükselmiştir. (1288) o dönem için genel hiyerarşi şöyledir: Osman Bey Kastamonu emirine, Kastamonu emiri Selçuklu Sultanı’na, sultan da İran’da ki İlhan’a bağlı idi. Siyasi otorite bu hiyerarşi içerisinde meşru olurdu. Osman Gazi’nin Karacahisar’ fethetmesiyle Selçuklu sultanından bir menşur(sultan fermanı) ile sancak beyliği unvanı aldığı iddia edilmiştir.

Tüm bu ayrıntılardan sonra gelelim beylikten devlete geçişe. Öz Türk geleneklerinde devletin kuruluşu, her şeyden önce egemenliğini Tanrı’dan aldığına inanılan karizmatik bir liderin ortaya çıkmasına bağlıdır. Liderin elinde vergi ödeyen geniş bir halk kitlesi, ülkesi olması gerekli koşullar sayılırdı.

osmanlıKimi tarihçiler devletin kuruluşunu Menakibname adlı eseriyle bilinen Yahşi Fakih’ e dayandırarak Bilecik, Yarhisar, İnegöl’ün alınmasının tarihi olan 1299’u kabul etmişlerdir. Bu fetihler sonrası Osman, kendi adına hutbe okutmuş, kendi töresini ilan etmiş, kadı tayin etmiş be bağımsız bir devlet olma özelliğini kazanmıştır.

Yaşayan tarihçilerin piri olarak sayılan Halil İnalcık ise karizmatik liderin ortaya çıkışı olarak Bizans’a karşı kazanılan Koyunhisar( Bapheus) zaferini öne çıkarır. Bir imparatorluk ordusuna karşı kazanılan 27 temmuz 1302 tarihli bu zaferi devletin kuruluşu saymaktadır…

 

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir