Pearl Harbor’dan 11 Eylül Saldırılarına: Omlet Yapmak

“Omlet yapmak için birkaç yumurta kırman gerekir.”

2.Dünya Savaşı’na girmek için yanıp tutuşan silah baronlarının elinde maşa olan resmi görevliler bu sözü sık-sık tekrarlamışlardır herhalde. Acınası bir aşk hikayesi olan ve sinemalarda duygusal anlar yaşatan ABD yapımı Pearl Harbor adlı filmi izleyenler, adada beklerken Japon uçaklarının nasılda sinsice gelip deniz üssünü bombaladıklarını ve bulunan herkesi nasılda katlettiklerini izleyip Japonlara lanet okumuşlardır oturdukları sıcak koltuklardan. Ancak işin gerçek yüzünün böyle olmama ihtimalide var. Bakın o dönemde görev yapan bir ABD’li üs komutanı neler anlatıyor: Hawai de görev almış Amerikan Torpido Filotillası Koramiral Robert A.Theobald’ın Pearl Harbor felaketiyle ilgili yazdığı “The real secret of Pearl Harbor” adlı eserinde şu bilgiyi verir:

“Amerikan istihbaratının Pearl Harbor Baskını’ndan aylar önce Japon filosunun gizli şifrelerini ele geçirdiği hakikattir. Bu sebeple Amerikan yüksek kumanda heyetini,Japon filosunun bütün hareketlerini evvelden bildiği halde Pearl-Harbor kumandanına buna dair en ufak bir malumat ve emir vermemiş olması manidardır.Halbuki Japon hücumu her an bekleniyordu. Muhakkak olan bir şey varsa o da,Amerikan Genel Kurmayı’ nın Japonlar’ın Pearl-Harbor’a baskın yapacağını en azından dört hafta öncesinden bilmesiydi. Hatta Japon harp ve uçak gemilerinin üslerini terk ettikleri saati de dakikası dakikasına biliyorlardı. Amerikalılar, harp ilanını bildiren gizli Japon telgrafını ele geçirmeyi bile başarmışlardı. Bu facia kolaylıkla önlenebilirdi fakat Başkan Roosevelt, bu hücumu olanca arzu ve ihtirasıyla çoktan bekliyordu. Roosevelt, Amerikan Filosu’nun bu harp limanını terk etmesini inat ve ısrarla yasaklamıştır.”

Yani silah şirketlerinin ve lobi faaliyetlerinin sonucu olarak ABD bu savaşa girmeliydi ne pahasına olursa olsun. Sonuçta 4575 ABD askeri bu önceden bilinen saldırı sonucunda öldürülmüştü, yani omlet için yumurtalar kırılmıştı…

Şimdi tüm bunlar apaçık ortadayken 10. yılında 11 Eylül saldırılarını El-Kaide’nin yaptığına ve ABD’nin tüm ulusal güvenlik sistemlerini aşmayı başarıp Pentagon’u bile vurduğuna inanmamızı mı bekliyorsunuz. Sonuçlarına bakalım ve size inanmaya çalışalım.  11 Eylül saldırıları ardından yaşanan büyük çaplı olayları incelersek; Irak’ın işgali- Afganistan’ın işgali- bölge yer altı kaynaklarının büyük oranda ele geçirilmesi, Doğu bloğu ülkelerinin saha hâkimiyetini dengede tutma çabaları, bölgede Çin hegemonyasının kırılması, İsrail’in güvenliğini sağlayacak uydu devletler kurulması ve desteklenmesi(Kürdistan, Kuzey Sudan, Katar gibi), Afganistan’da uyuşturucu pazarının kontrolü…

Şimdilerde Kuzey Afrika’yı etkileyen Arap baharı olayları, eski diktatörlerin devrilmeleri ve yerine kaosun hakim olması. Tüm bunların başlangıcı sayılabilecek 11 eylül saldırılarını düşününce ve 10 yıl gibi devletler için oldukça kısa sayılabilecek bir süre dikkate alınırsa, gelinen nokta;  ekonomisi sürekli kötüye giden, prestij kaybedip tahtını Çin’e kaptıracağı dillendirilmeye başlanan ABD için olumsuzdur kim diyebilir?

Ne yani; Pearl Harbor’da birkaç yumurta kırılması gerekir diyen ABD yetkilileri 11 Eylülde de omlet yapım çalışmasına girişmiş olamazlar mı? Çok mu uçuk bu fikir? Sonuçlarına bakın ve siz karar verin…

Belki bunları da beğenirsin...

Bu yazıya toplam 2 tane yorum yapılmış.

  1. TANTA diyor ki:

    tamamına katılıyorum. yalnız şu eski diktatörleri niye devirdiler? zaten yıllarca kendilerine hizmet etmişlerdi, ve hizmet etmeye devam ediyorlardı.

  2. Serkan Çetin diyor ki:

    Kullanma süreleri dolmuştu sanırım. halk da hareketlenince değişim şart oldu…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir