Ruhi Mücerret

ruhi mücerretSiz hiç 100 yaşında birisini tanıdınız mı? Ben tanıdım.

Ruhi Mücerret.

“Bendeniz Ruhi Mücerret. Yaşayan son İstiklal Harbi gazisiyim. Tarihin dikiz aynasındaki canlı tek siluet. Tam 100 yaşındayım. Yani, elinizdeki kitap bitmeden kozalak mahallesine taşınmış olacağım. Ve mezar taşıma ‘Sizi ayakta karşılayamadığım için özür dilerim.’ yazdıracağım.”

Emrah Serbes’in “100 yaşından küçükseniz, bu romanı mutlaka okuyun!” şeklinde yaptığı esprili tavsiyesinden sonra bizim heybemize de bu kitabı okumak düştü.

Bir trenle, bir geminin çarpışması ile başlayan olaylar zinciri zamanla sizi hiç tahmin edemeyeceğiniz olaylara sürüklüyor. İnsanların beyinlerine matkapla yerleştirdikleri bir çip sayesinde insanlar yürüyen reklamlara dönüşüyor. Esrarengiz psikopat Masum Cici, kendine herkes tarafından tanınan bir ünlü bulma gayreti içine giriyor. Çünkü bu ünlü ile yapacağı ya da yaptıracağı reklamları çok daha rahat bir şekilde herkese sunmayı hedefliyordu. Hedef arandı ve 100 yaşında, herkesin tanıyıp sevdiği Ruhi Mücerret hedef oldu.

Ruhi Mücerret için yeni bir Kurtuluş Savaşı başlar. Bu Kurtuluş Savaşı, kendisinin kurtuluşu için yapacağı savaştır. Bu savaşta bir gözü mavi, diğer gözü kahverengi olan Civan Kazanova, mabet filozufu Avni Vav ile marifetli afet Fujer Fuji nasıl bir rol oynayacak? Bende cevap yok. Cevap için kitabı okumalısınız.

Her ne kadar kitabın adı “Ruhi Mücerret” olsa da Civan Kazanova’da bu kitapta çok çok önemli bir yer tutuyor. Zaten bunun için yazar kitabı iki bölüme ayırmış. İlk bölüm Ruhi Mücerret, ikinci bölüm ise Civan Kazanova olmuş. Yani olayları hem Ruhi Mücerret’in hem de Civan Kazanova’nın bakış açısından okuyabiliyoruz.

Son olarak iki hususa vurgu yapıp yazımızı bitireceğim:

* Yazarın kahramanlarına koydukları isimler muhteşemdi. Murat Menteş, isim sembolizasyonuna çok önem veriyor sanırım.

Yukarıda verdiğim örnekler dışında birkaç örnek daha… Serpil Silahlıperi, Bedri Dubara, Timur Tümör, Figen Negatif, Nazlı Hilal…

* Murat Menteş’in çok farklı bir üslubu var. Bu üslupla ilk karşılaşanlar kitabın ilk sayfalarında biraz zorlansa da sayfalar ilerledikçe bu üsluba alışacak hatta bu üslubu seveceksiniz. Betimlemeler ise bir harika.

Alın size birkaç örnek:

* Anne karnından mezara varan yolun trafik polisi gibiyim.

* Civan’ın tebessümü, kapanan bir diskoteğin tek tek sönen ışıkları gibi kayboldu.

* İbadet sonrası, ikimiz bir fidanın güller açan dalıydık artık. Bir elmanın iki yarısı. Aynı çorbada iki sinek.

* Midemden kalbime varan yol trafiğe açılmıştı.

* Gövdemi mesken tutmuş hayvan, Serpil’i unutup Fujer’le erotizmin kızıl şafağına doğru dört nala gitmemi buyuruyordu.

* İmam mihrapta tuğlaları kırmaya hazırlanan bir karateci gibi konsantre oluyordu.

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir