Rus Sinemasından Bir Başyapıt: Leviathan

Director Andrey Zvyagintsev poses at the Russian premiere of his film "Leviathan" in Moscow January 28, 2015. REUTERS/Ivan Burnyashev (RUSSIA - Tags: ENTERTAINMENT) - RTR4NDCB

Andrey Zvyagintsev’den bir başyapıt. Öylesine bir başyapıt değil ama. Tedirgin edecek kadar sakin, kartpostal kadar sade ve muhteşem. Tarkovsky dinginliğinden de tatlar var Kosta Gavras tedirginliğinden de.

Gerçekleri –Dücane Cündioğlu’nun deyimiyle- afişe etmeden ifşa ediyor. Gücü altında ezmeye alıştığı insanları haşereye benzeten Dima (başkan ve devleti temsil ediyor) ve dağılan, paramparça olan, gerçekten de haşere gibi ezilip yok olan sıradan insanlar Kolya, Romka ve Lilya. Ve bir de başkentten elinde dosyalarla gelip hukuku işletmeye çalışan eski bir dost: Dmitry!  Umudun en büyük cinayet olduğunu söyleyen Nietzche’nin beyaz perdedeki karşılığı adeta Dmitry!

Hukuk ise hızla okunan kararlar ve güçlü olanın lehine sonuçlanan dava dosyalarıyla ayakta duran üç hakimden ibaret! Kararların ne yönde çıkacağının önceden bilinen kararlılığında sessizce söylenenleri anlamaya çalışan ve tepkisizce duran haşerelerin! hiç anlayamadığı hukuk! Dosya numaraları, kanunların sayılı fıkraları ve hep aynı yönde çıkan temyiz kararları!

Adalet ise bazılarına Leviafan’ı oltayla yakalamak kadar uzak, bazılarına ise bir telefon kadar yakın!

Ama filmin en can alıcı sahnesini sona saklamış yönetmen. Riyakarlığın, istismarın, afyonlaştırılmış dinin ve acılar üzerine inşa edilen şatafatlı söylevlerin tüm çıplaklığıyla belirdiği o son sahne! Sırf o son sahneyle karşılaşmak için bile rahatça tavsiye edilebilinecek bir film. Kaçırmayın derim…

 

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir