Şantaj-İhbar-Linç Üçgeni ve McCarthy Dönemi

“Cumhuriyetçi Parti’nin Wisconsin senatörü Joseph McCarthy, 9 Şubat 1950’de elinde Komünist Parti’ye üye olduklarını iddia ettiği 200 kişinin isimlerinin bulunduğu listeyle basının karşısına çıktı,“İşte devlet dairelerine sızan komünistlerin listesi,” diyordu.

Elinde askerlerin, sanatçıların, bilim adamlarının, Hollywood yıldızlarının isimlerini içeren bir liste vardı. Liste bir süre sonra 50 kişiye indirildi. 4 yıl süren soruşturma sonucu listedeki hiç kimsenin suçu ispat edilemedi.

McCarthy’nin hışmına uğrayanlar arasında Einstein, Orson Welles, Bertolt Brecht, Charlie Chaplin, Arthur Miller, Paul Robson gibi Amerikan toplumunun yetiştirdiği önemli değerler vardı. Ünlü aydın ve bilim adamları kadar askerler de kurban konumundaydılar. Milo Raduloviç ABD hava kuvvetlerinde subaydı. Ailesi Amerika’ya yüzyıl başında Doğu Avrupa’dan göç etmişti. Babası sol düşüncelere sahip bir aydındı. Milo, komünist suçlamasıyla yargılandı. “Babam yüzünden yargılanıyorum, çocuklarım da benim yüzünden mi yargılanacak!” diyordu. Yargılamada teğmenin istifası istendi. Birçok ordu mensubu bu dönemde istifaya zorlandı.

Bu davada herkes suçlu edilmiş ve suçlu olmadığını ispata zorlanmıştır. Ve bugün Amerikan sultası izlerini taşıyan tüm ülkelerde uygulandığı üzere, diktatörlere karşı çıkanlar şiddetle cezalandırılacak, yandaş olanlar ödüle boğulacaklardır.

Muhbir Ol Kurtul!

McCarthy Amerikasında (ve laf aramızda bugün de) sisteme karşı olanlar, “suçlu”ydular. Mahkemelerde ve ardından cezaevlerinde sürülmekten kurtulmanın tek yolu vardı: Muhbir olmak. Hoşa gitmeyen herkes “komünist”; olarak damgalanıyordu. Davadan suçsuz kurtulmanın tek yoluysa 10 isim vermek, yani 10 “komünisti” ihbar etmekti.

Kayserili bir Ermeni olan Elia Kazan gibi bazıları, Hollywood’un birçok değerli ismini listeleyerek kendilerini üne ve paraya kavuşturmuşlardır. Arkadaşlarının hayatlarına kastetmişler, aileleri dağıtmışlardır. Kazan’ın ihbarı sonucu birçok suçsuz insan Avrupa’ya kaçmış, işlerini kaybetmiş ve bazıları intihar etmiştir.

Amerikan Başkanı Eisenhower, McCarthy dönemini sessizce izlemişti. Topluma yeterince korku salınıp, yeterince aydın ortadan kaldırılınca McCarthy dönemini noktaladı. McCarthy görevini tamamlamıştı. Hakkında soruşturma başlatıldı ve yargılandı. Eisenhower 1954’te “komünizmi izleme kanunu”nu çıkarttı. McCarthy’nin yaptığını artık yasalar yapacaktı. Zaten her Amerikalıyı korku sarmıştı…

Murrow ve bir grup gazeteci McCarthy döneminin acımasız baskılarına karşı mücadele etmişlerdi. McCarthy hakkındaki soruşturma onlar sayesinde başlatılmıştı. Tam zafere ulaştıkları anda işlerini kaybettiler. Yukarılardan gelen baskılar sonucu sponsorları desteği çekti, CBS patronu daha hafif programlar yapmalarını önerdi. İnsanlar eğlenmek istiyordu.

Eğlence, Yarışma, Dedikodu ve Futbol

1950’lerin Amerikasında CBS patronu Paley, Murrow’a “Ciddiyet yeter! Biraz da eğlendirin!”demişti. Murrow tarihe geçen mücadelesinin ardından işsiz ve kenarda kaldı.”

 (Banu AVAR – Hangi Dünya Düzeni? – s. 27, ….. 32)

Çeşitli adlarla anılan bugünkü yaşananlar, her gün televizyonlara çıkıp alınacakların listesini ellerinde sallayanlar ve tüm bunları gazetecilik adı altında yapanların bir şeyi hatırlamaları gerekir.  O da; bugünlerde geçecek ve ileride bir gün bugünlerinde hesaplaşmaları yapılacak.  Geçmişte andıçlanan, yasaklanan, isimleri hainler sınıfına konulanlar bugün aynı şeyi farklı kesimlere yapıyorlar.

Geçmişte yapılanlar suç ise eğer, gerçek er geç ortaya çıkacaktır. Hiçbir gerçek örtülü kalmaz, mutlaka açığa çıkar. Ancak kin tohumları ekilirse zihinlere bu tohum gelir ve ekenleri de vurur, unutmamak gerek…

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir