Savaşa Karşı Direnen Çocukların Kitabı: Oleg ya da Kuşatma Altındaki Şehir

oleg ya da kuşatma altındaki şehir“Oleg ya da Kuşatma Altındaki Şehir” Jaap Ter Haar’ın çocuklar için yazmış olduğu büyüleyici bir eser. Peki, bu eseri sadece çocuklar mı okumalı? Kesinlikle hayır. Büyükler de okumalı. Çünkü savaşı büyükler çıkarıyor ve bu savaşlardan en çok Oleg gibi çocuklar etkileniyor.  Can Yayınlarından Türkçemize kazandırılan bu eseri Ersel Kayaoğlu çevirmiş.

Yıl 1942. Mevsim kış. Almanlar, Rusya’yı kuşatmış. Leningrad da kuşatılan şehirler arasında. Oleg de bu sert kışla beraber, acımasız savaşın ortasında yaşamını sürdürmeye çalışan on iki yaşında, Leningrad’lı bir çocuk. Annesi hasta. Babasını kaybetmiş. Ama onlar dayanmak zorunda. Oleg’in babasının ona dediği gibi:

“Dayanmak zorundayız Oleg. Leningrad’daki herkes dayanmak zorunda. Bizim göstereceğimiz cesaret başkalarına cesaret verecektir. Çünkü ancak cesaretle, sürekli yeni cesaretle Almanlara karşı ayakta kalabiliriz.”

Bir çocuğun gözünden savaşı çok etkileyici anlatmış yazar. Cepheyi anlatmıyor bu kitap. Cephe gerisinde yaşananları, acıları, sefaleti, yokluğu, yoksulluğu, var olma mücadelesini anlatıyor çocuk gözüyle. Savaşa karşı direnen Oleg’in merkezinde tüm çocukların öyküsü aslında bu kitap.

Jaap Ter Haar, çocuklarla böyle bir kitabı buluşturduğu için yürekten övgüyü hak ediyor. Savaşın acımasızlığını, çocukların üzerindeki etkisini duygulu ve ince bir şekilde gözler önüne sermiş. Belki de en kalınca altını çizmek istediği şu olmuş yazarın:

Düşmanların içinde de iyi insanlar var. Kim ki düşman? Niçin düşman? Nitekim Oleg ile arkadaşı Nadya’yı kurtaran Almanlar değil mi karşılaştıkları zor durumdan? Ve daha önemlisi “Nefret içinde yaşamamız gerekiyorsa özgürlüğümüzün bize ne yararı olur?” cümlesi ile hem bütün savaşlara hem de günümüz insanına nefretin kötülüğünü tüm açıklığıyla gözler önüne sermiş.

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir