Seçimin Görünmeyen Kahramanları

Seçim sonrası YSK Başkanı Sadi Güven çeşitli açıklamalar yaptı. Açıklamalarının bir bölümünde, “Uzun süreli bir çalışma oldu. bu çalışmada yüksek kurulumun üyeleri, siyasi parti temsilcileri, il ve ilçe seçim kurulları, bizimle birlikte çalışan arkadaşlarımız burada teknik birimlerimizde sistem odalarımızda çalışan mühendislerimiz, kağıdın basımından dağıtımına kadar binlerce personel çok büyük bir emek sarf etti. Emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum.” demiştir.

Açıklamayı incelediğimizde kulağa gayet hoş geliyor. Emeği geçen herkese teşekkür etmiş diyorsunuz ama o cümleden önce çeşitli meslek gruplarını öne çıkararak onlara ayrıca teşekkür ediyor. Hayatımızın hemen her alanında olduğu gibi değerli meslektaşlarım yani öğretmenlerimiz yine burada unutuldu. Seçim gününden önceki sıkıntıları saymıyorum sadece seçim gününde yaşanan sıkıntıları düşündüğümüzde bile öğretmenlerimiz yürekten ve kocaman bir teşekkürü hak ediyor ama bu teşekkür bile YSK başkanı sayın Sadi Güven tarafından öğretmenlerimize edilmiyor.

Bu yerel seçimde görev almasam da bir önceki yerel seçimde görev almıştım ve orada yaşanan sıkıntılara birebir şahit olmuştum. Sabahın köründe görevli olduğunuz kuruma gidip görev yapacağınız sınıfı seçime hazır hale getirmeniz gerekiyor. Ardından seçim çuvalı açılıp sayım ve mühür işlemleri bitip seçim saati geldiğinde de oy verme işlemine başlatıyorsunuz. Oy verme işlemi bittikten sonra sayım ve döküm işlemleri gece ikiye, üçe kadar sürüyor. Çuvalınızı teslim ise sabah ezanına kadar çok rahatlıkla sürüyor. Benim seçimim öyle geçmişti bir önceki seçimde.

1

Bu yerel seçimde de aynı görüntüler yaşandı. Bu seçimde ve her seçimde olduğu gibi seçimin görünmeyen kahramanları öğretmenler oldu. Öğretmenlerimize çuvalları teslim edildikten sonra çuvalla öğretmenlerimiz Allah’a emanet. Her şey öğretmenin sağduyusuna bağlı bir vaziyette. Herhangi bir güvenlik önlemi yok. Çuvalla beraber öğretmenleri salıveriyorlar yola. Ayrıca bu seçimde çuvalların ağır olmasından dolayı bayan öğretmenlerimiz çok sıkıntı çekti.

Oy verme sırasında da herhangi bir güvenlik önlemi yok öğretmenlerimizin. Başkanın sözünü dinlemeyenler, herkesin içinde oy atmaya çalışanlar, kavgacı tipler ve zorluk çıkarmaya çalışan herkes. Öğretmenlerimizle bu insanlar direk karşı karşıya geliyor. Bu da sıkıntılı bir durum ortaya çıkarıyor.

Seçim gününden, seçimin görünmeyen kahramanlarından size iki seçim hikayesi:

* Eşimin okulunda kendisinin görevli olduğu sandığın sayım ve tutanak işlemleri saat 22.30 gibi bitmişti. Ben de oradaydım. 23.00 gibi biz eve gelmiştik ama o sandığın başkanı okuldaki diğer sandık başkanlarını bekledi. Diğerlerinin işleri gece 02.00 gibi bitmiş ardından İlçe Seçim Kuruluna evraklarını ve çuvallarını teslim etmeye gitmişler. İlçe Seçim Kurulunun binası ilçemizdeki bir okuldu. İçeriye sırayla başkanları almışlar ve sırası gelmeyen başkanları içeri almamışlar. Okulun bahçesinde gece o saatte bütün görevli başkanlar soğuktan donmuşlar. Ancak evraklarını ve çuvallarını sabah 6.00 gibi tam olarak teslim edebilmiş.

* Bir arkadaşım görevli olduğu sandık okulun zemin katındaki bir sınıfmış ve oy verecek olanlar da dolayısıyla hep yaşlı insanlarmış. Kimisi iyi göremeyen, kimisi iyi duyamayan amcalar ve teyzeler. “Hepsinin tek tek koluna girdim, oy kullandırdım, sonra dışarı çıkardım.” diyor. Tabi ki itirazlar da olmuş, “Sen neden giriyorsun?” diye ama amcalar, teyzeler yardım etmemizi isteyince mecbur yardım ettim demişti. Bu arkadaşım da diğer öğretmen arkadaşlar gibi sabaha karşı çuvallarını teslim edebilenlerden. “Spor salonunda bizi bir koridora aldılar. Herkes sıcaktan ve havasızlıktan bunalmıştı. Kantinde su bitti. Sinir krizi geçiren bayan arkadaşlar vardı.” diye bize başından geçenleri anlatmıştı.

Bunca olaya katlanan seçimin görünmeyen kahramanlarına bir teşekkürü çok gören YSK başkanına söyleyecek bir söz bulamıyorum.

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir