Şehirli, Paralı ve Yalnız İnsana…

– Mutlu hissediyor…

– “iş”te…

– Yorgunluktan ölüyor…

– Yalnız hissediyor…

– Evde, yemekte…

– Tuvalette, acı çekiyor…( yediği çiğ köfteden olsa gerek)

– Uyumak üzere

– Arkadaşlarıyla yemekte, çok mutlu…

– Televizyon izlemekte…

– Mal mal sağa sola bakınmakta…

Artık internet üzerinden paylaştığımız ruh hallerimizle daha bir renklendi hayatlarımız. Her an ne yaptığımız, ne hissettiğimiz, neyi nerede ve kiminle yediğimiz ve nasıl çıkarttığımıza kadar ne varsa sanal yaşam duvarımızda!

Aslında sanal da değil pek. Arkadaşlarla gidilen bir yemekte eline telefon alıp otuza yakın fotoğrafı üşenmeden çekip bir de duvarına yüklemişsen, külahıma anlat “ yemekte ve çok mutlu” başlıklı paylaşımları.

Konuşacak söz bulunamayınca eskiden televizyon yetişirdi imdada. Artık her derde deva android telefonlar var, çok şükür. Önceleri sadece yılan oynayarak nasıl vakit geçermiş diye düşünenler çoktur herhalde telefonuyla twitler atıp, zaman duvarına attığı fotoğrafları gururla seyrederken…

Peki, ama attığı her adımı neden herkesle paylaşır bir insan? Ne haz duyar bundan? Şarkıcı, oyuncu olsa reklam peşinde der geçersin ama bize ne akşam yediğin yemeğin bulaşıklarının mutfaktaki görüntüsünden yahu!

Bize ne yataktan kalkınca kendini nasıl hissettiğinden? Bize ne akşama kiminle- nerede- ne yiyeceğinden? Bize ne hangi filmi izleyip kaçıncı dakikasında kahkahalarla güldüğünden!

Eskiden biri bizi gözetliyor diye bir program vardı. Milletçe çok sevmiştik. Artık program çekmeye gerek yok. Herkes gönüllü, herkesin hayatı camdan! Pek meraklı her anını herkesle paylaşmaktan.

Sanal da olsa yaşam duvarında yalnızlığını fotoğraflarla haykıran şehirli, paralı ve yalnız insan. Bu kadar mı kalabalıklar içinde yalnızsın yoksa? Bundan mı tüm o “mutlu ve harika hissediyor”lu çığlıkların? Bundan mı nispet yaparcasına ortalığa saçtığın tüm o beğeni bekleyen durumların?

Yalnızsan bile adam gibi yaşa yalnızlığını. Kendine dön biraz. Git bir film izle ya da bir kitap oku. Al eline kalem- kâğıt, dök içindekileri. Kalem-kâğıt çok demode diyorsan “calibri” fontlu word dosyası da olur, üzülme. Yeter ki katlanmayı bil kendine. Çünkü yalnızlık en çok  kendine katlanmayı öğrenmektir belki de…

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir