Şiddetin Kol Gezdiği Topraklardan Destansı Bir Kitap: “And Dağlarında Terör”

and dağları

Peru’nun uçsuz bucaksız And Dağları üzerinde bir yol şantiyesi, bu şantiyenin güvenliğini sağlamak üzere derme çatma bir kulübedkalan ili jandarma görevlisi ve Maocu “ Aydınlık Yol” örgütünün bölgede estirdiği terör.

Latin Amerika edebiyatının usta isimlerinden Mario Vargas Llosa, “And Dağlarında Terör” kitabıyla bölgede yaşayan halkın mistik efsaneleriyle, “Aydınlık Yol” örgütünün bölge üzerindeki etkilerini harmanlayarak; Er Thomas ve Çavuş Lituma’nın kaybolan işçiler ve katledilen yabancıları arama serüvenlerini gözler önüne seriyor.

Özellikle bölge halkının yaşadığı açmaz ülkemizde yaşanan terör olaylarıyla neredeyse birebir örtüşüyor. Geceleri köyleri basan ve devlet görevlilerini kurdukları halk mahkemelerinde yargılayıp kafalarını taşlarla ezerek öldüren “Aydınlık Yol” ile gündüzleri gelen jandarma kuvvetlerinin acımasızlıkları arasında kalan halkın içine düştüğü acı durum kulaklara ustaca fısıldanıyor.

Kitapta Aydınlık Yol üyeleri şöyle tarif ediliyor: “ Orak-çekiçli kızıl bayrakları vardı. Çoğu çocuk denecek yaşta, kızlı erkekli saçları traşlanmış, ellerinde satırlar, kamalar, sapanlar ve az da olsa kalaşnikof marka silahlar vardı. Evlerin duvarlarına Marksist-Leninist düşünceye göre sloganlar yazıyorlardı. Devlet görevlilerini, halklarını emperyalizme satmış hükümet kuklaları olarak görüyor ve en ağır şekilde ellerine aldıkları taşlarla kafalarını ezerek öldürüyorlardı. Köyü terk etmeden önce köyden birkaç genç kızı ve erkeği de yanlarına alıyor ve köyde içlerinden bazılarını temsilci diye bırakarak uzaklaşıyorlardı. ” ( Ne kadar da tanıdık değil mi?)

Bu şekilde bir tanımlamadan sonra örgüt üyesi diye jandarmalar tarafından yakalanan ve ayaklarından başlayarak yavaş yavaş kibrit çöpleri ve çakmaklarla vücudu yakılarak işkence edilen bir dilsizden söz ediliyor. Konuşmadığı için işkenceyle neredeyse tüm vücudu yakılan gencin dilsiz olduğu için konuşamadığı ve köyün delilerinden biri olduğu anlaşılınca ortaya çıkan dehşet ise karşılıklı düşmanlığın boyutlarını çarpıcı bir dille seslendiriliyor.. ( Ne kadar da tanıdık değil mi?)

Evet, İnka efsanelerinden ve İspanyolların işgalleriyle al-üst olmuş bir coğrafyadan bizlere tanıdık bir şeyler bulmak isterseniz kitabı okumanızı tavsiye ederim…

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir