Sıkılıyorum! O Halde Okuyorum!

Roman okurken sıkılıyorum diyenlerin sayısı hiç de yadsınamaz. İşte, bu yazı, bu arkadaşlarımız için yazılmıştır. Okumayan çoğu kişiye “Niçin okumuyorsun?” diye sorduğumuzda genellikle verecekleri cevap “Sıkılıyorum!” olacaktır. Ben, bu cevabı her zaman gayet olağan karşılarım. Çünkü bir roman okurken sıkılma olasılığı çok yüksektir. İşte bunu bertaraf etmek için devreye sizin dayanma gücünüz yani sabrınız girecektir. Tecrübeler gösterir ki roman okumaya başladıktan sonra başlayan sıkıntınız kırklı, ellili sayfalara geldiğinizde geçecektir. Bu sıkılma durumunun olmasının sebebini de size kendimizce kısaca anlatalım:

İlk önce sıkılmanın insanî bir davranış olduğunu aklınızın bir köşesine yazın ve herkesin sıkılabileceğini unutmayın. Romanları incelediğimizde kişi kadrosunun çok geniş olduğunu ve romanda geçen mekân unsurunun da farklılıklar gösterdiğini görebiliriz. İşte, kişilerin ve mekânların çokluğu roman okurken bizi sıkılmaya iten sebeptir. Bizler yeni kişilerle tanıştığımızda ya da yeni bir yere gittiğimizde oradaki insanlara ve yeni yerlere alışmak için muhakkak biraz zaman gerekir. Yeni kişiler ve yeni mekânlar çoğumuzu sıkıntıya sevk eder. Fakat zamanla bu yeni kişilere ve yeni mekânlara alıştığımızda üzerimizdeki sıkıntı da kalkar. Yani alışma, ısınma evresini tamamlamışız demektir. İşte romanlardaki yeni kişilere ve yeni mekânlara da alışmamız için onları tanımamız yani alışma, ısınma evresini atlatmamız gerekir. Bu süreci düzgün atlattığımızda yeni okumaya başladığımız romanı bir kenara bırakmaz okumaya devam edersek, okumanın eşsiz tadını yaşayacak; yeni yerler, yeni arkadaşlıklar edineceğiz.

Kısacası, nasıl ki yeni kişilerle ve yeni mekânlara alışmanız için biraz zaman gerekliyse romanlardaki yeni kişilere ve yeni mekânlara da alışmanız için biraz zaman gerekir. Bu süre geçtiğinde okumak o zaman zevkli olacaktır. Tekrar ediyorum, “sıkılma” durumunun insanî bir durum olduğunu unutmayın. Her insan yeni kişiler ve olaylarla karşılaştığında sıkılır. Onun için okurken sıkın dişinizi biraz…

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir