“Soğuk Savaş”

lippmannİsim babası gazeteci-yazar Walter Lippman’dır. En yalın ifadesiyle 1.ve 2. Dünya savaşlarıı sonrası Almanya’nın yenilmesi ve Avrupa içerisinde bıraktığı güç boşluğunun yeni süper güç olan ABD tarafından doldurulma çabaları ve bu güce yapılan karşı ataklardır.

Yaklaşık 45 yıl süren bu “Soğuk savaş” dönemi boyunca birkaç kez nükleer savaşın eşiğinden dönülmüş, pek çok üçüncü dünya ülkesinde kışkırtılan iç savaşlar sonrası çoğu sivil 20 milyon insan hayatını kaybetti. Darbeler yaptırıldı. Propaganda ve casusluk faaliyetleri inanılmaz derecede huızlandı. Vurucu gücü yüksek konvansiyonel silahlar üretildi. Ay’a gidildi. Zirveler yapıldı. Ortamı yumuşatmak için görüşmeler düzenlendi. Ve ardından Rus lider Gorbaçov dönemiyle birlikte “yeniden yapılanma ve açıklık” süreciyle komünizm yumuşatıldı. Soğuk savaşın simgesi olan Berlin Duvarı yıkıldı. Almanya birleşti. Varşova Paktı dağıldı. En sonunda da “soğuk savaş”ın ateşi ABD ve NATO lehine dindirildi.

coldwarPeki, ama bu savaşı kim başlatmıştı? Aslında çatışma süreçleri daha eskiye dayanan Sovyetler ve ABD güçlerinin her iki dünya savaşında da ortak olmaları ne kendilerinin ne de kamuoylarının istediği bir şey değildi. Hatta ABD Çarlık Rusya’nın 19. Yy sonlarından itibaren Asya pazarında yayılmasını durdurmak için Japonya’yı desteklemişti.

Birinci Dünya Savaşı sonlarında gerçekleşen Bolşevik ihtilalı ile savaş dışı kalan Sovyetler’in açığını dolduran yeni süper güç olma eğilimleri taşıyan ABD olmuştu. Hatta savaş sonrası “kızıllardan” Avrupa’yı korumak için sınıra Polonya, Çekoslovakya, Yugoslavya gibi tampon devletler kumuşlardı. ABD 1933’e kadar Sovyetleri ülke olarak tanımamıştır.

stalin1924 sonrası Lenin’in ölümü ve Stalin’in iktidarı ele geçirmesiyle Sovyetler kendi içinde kapalı bir toplum modeline dönmüş ve hızlı bir kalkınma modelini devreye sokmuştur. 1929 ABD’de başlayan ve tüm Dünyayı sarsan “büyük buhran” sonrası dışa açık ekonomiler tam anlamıyla çöküş yaşarken yüz binlerce Amerikalı iş bulma umuduyla Sovyetler’e bile gitmiştir.

İkinci Dünya Savaşı yıllarında ise Hitler’i Avrupa’da durdurabilecek tek gücün Sovyetler Birliği(iklim koşulları vs. de hesaba katılırsa) olduğu ortaya çıkan önemli bir gerçekti. Japonya’yı da ABD durdurmuştu. ABD atom bombası ve yeni silahlarıyla yeni bir süper güçtü artık. Sovyetler Birliği ise tartışmasız bölgenin en büyük kara gücüydü. Artık iki güç savaş halindeydi: Kapitalizm ve Komünizm.

Soğuk Savaş’ı kimin başlattığına yönelik üç tez ortaya atılmıştır.  Daha doğrusu bilim insanları, tarihçiler, stratejistler, politikacılar bu üç tez etrafında toplanmışlardır.

Bunlardan ilki gelenekçi teoridir. Liberal okul olarak da adlandırılan bu teze göre saoğuk savaşın nedeni, yayılmacı emeller besleyen Moskova’ydı. Marksist-Leninist ideoloji doğrultusunda uzlaşmaz bir tavır takınan Sovyetler ABD’ye başka bir yol bırakmamıştı.

İkinci ekol ise “revizyonistler”dir. Yeni sol olarak da bilinen bu ekol ise Amerikan kapitalist siteminin karar verici elit tabakası tarafından istismar edilmesiyle yayılmacı bir emperyalizm yürütülmekteydi. Sovyetler de savunmasını güvence altına almak için Doğu avrupa’da nüfuz sahibi olmalıydı. Bu haklı savunmaları abartan Washington bu işin tek sorumlusuydu.

Üçüncü ve en son gelen ekol ise “yeni revizyonistler” olmuştur. Bunlar diğer iki ekol arasında kesin bir ayrım yapmaksızın ılımlı bir yol izlerler. Bunlara göre, Sovyetler ilk başlarda kendini savunmakta haklıydı ancak Stalin zamanla haklı güvenlik prensiplerinin çok ötesinde nüfuz ve güç sahibi olmaya çalıştı. ABD ise Almanlar’ın yenilmesiyle Avrupa’da oluşan güç dengesini doldurmak için binlerce km. uzakta bir güç savaşı içerisine girmişti. İkisi de sorumluydu ve ortaktı…

 

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir