Tadında Bırakan En İyi Seri Filmler

Daha önce yaptığımız film derlemelerine ek olarak şimdi de tadında bırakan en iyi film serilerini eklemek istedim. Tadında bırakan dedim çünkü The Saw (Testere) gibi muhteşem bir ilk filmden sonra gişe için yedi-sekiz tane çekilip hatırası heba edilen filmleri bu listeye koymak istemedim. Bunun yerine sayısına rağmen kalitesinden ödün vermemiş, çoğu üçleme olan filmleri listeme koydum. Listemin bir diğer özelliği ise çoğu sinema seyircisi için izlenebilir olan filmleri seçmiş olmam. İngmar Bergman, Krzysztof Kieslowski, Michael Haneke, Lars Von Trier, Tarkovsky gibi izlemesi sabır isteyen ve alt metinleri gösterdiğinden daha fazla olan yönetmenlerin filmlerini bilerek koymadım. Bu filmleri de başka bir listede paylaşmak ümidiyle, işte o liste:

  • godfaherThe Godfather ( Baba )

1972, 1974 ve 1990 yılarında çekilen bu üçleme sinema tarihinin en iyi üçlemeleri arasında başı çeker. Mario Puzo’nun ölümsüz eserinden uyarlanan ve Nino Rota’nın kamyon kornalarına bile ilham olan muhteşem besteleriyle taçlanan bu seri; Marlon Brando, Al Pacino, Robert De Niro, James Caan, Andy Garcia gibi usta oyuncularıyla da listemizin ilk sırasında olmayı hakediyor. Tavsiyem filmleri sırasıyla ve çok zaman geçirmden bir kez daha izleyin.

  • matrixMatrix

İlki 1999’da diğer ikisi ise 2003’te çekilen bu üçleme, bilim kurgu film tarihinde bir dönüm noktasıdır diyebiliriz. Baş rol için ilk teklif götürülen Will Smith’in, teklifi kabul etmediğine çok ama çok pişman olduğunu tahmin ettiğimiz bu şaheser üçleme her ne kadar Japon bir animeden alıntı olsa da V for Vendetta ve Bulut Atlası gibi filmlerin de altında imzası olan  Wachowski kardeşlerin dehasıyla birleşince listemizde ikinciliği hakediyor.

  • yüzüklerin efendisiLord of The Rings ( Yüzüklerin Efendisi)

J.R.R Tolkien’ın kaleminden çıkan Yüzüklerin Efendisi serisi de yaratılan yeni dünyası ve karakterleriyle usta yönetmen Peter Jackson’ın sihirli dokunuşlarıyla tam bir görsel şölen niteliğinde. Hobbit serisiyle devam eden Tolkien efsanesi sinemada ne kadar daha sürer bilinmez ancak yönetmenlerin ve yapımcıların serileri tadında bırakacaklarını umarak listemize devam ediyoruz.

.geleceğe dönüş   Back to the Future ( Geleceğe Dönüş)

Michael J.Fox’u tüm dünyada tanınır kılan ve 1985, 1989 ve 1990 tarihlerinde çekilen  bu üçlemenin bilim kurgu ile eğlenceyi tam dozajında harmanlamış olmasıyla da takdire şayan bir yanı vardır. Çılgın profesör rolüyle Christopher Lloyd’un adını sinema tarihine yazdığı bu üçlemenin yönetmen koltuğunda ise Robert Zemeckis oturuyor.

  • darth vaderStar Wars ( Yıldız Savaşları)

George Lucas tarafından çekilen ve bilim kurgu sinemasının atası olarak bilinen ilk üçleme 1977, 1980 ve 1983 tarihli. Her ne kadar benim çok ilgimi çekmemiş olsa da seyirciyle ışın kılıcını tanıştıran, kostümlü baloların vazgeçilmezi olan “darth vader” efsanesini cemiyet hayatına sunan bu ilk üçleme de listemizde olmayı hakeden serilerden.

  • alienAlien ( Yaratık)

Koca evrende yalnız olmadığımızı ve diğer türlerin hiç de dost canlısı olmayacağı fikrini seyircinin zihnine çakan Alien serisi usta yönetmenler Ridley Scott, James Cameron ve David Fincher imzalı. Her ne kadar üçlemenin ardından çekilen Diriliş ve İzolasyon filmleriyle seri devam ettirilmeye çalışılmışsa da  Sigourney Weaver’ın başrolünde olduğu 1979, 1986 ve 1992 tarihli filmlerin epeyce uzağında kalındığı söylenebilir. Yine de türünün en başarılı örneği olarak listemizde olmayı hakediyor.

  • old+boyThe Vengeance ( İntikam )

Güney Kore sinemasının dahi yönetmeni Chan-wook park’ın bu intikam üçlemesi de listemizde yer almasa olmaz filmlerden. Sympathy for Mr. Vengeance(2002), Old Boy(2003) ve Sympathy for Lady Vengeance(2005) ile intikam üçlemesini tamamlayan yönetmenin özellikle Old Boy’u tüm zamanların en kült filmleri arasında olduğunu belitmemizde fayda var.

  • mad maxMad Max ( Çılgın Max)

Avusturalyalı yönetmen George Miller’ın hem yazıp hem yönettiği bu distopik seri de unutulmazlar arasında. Mel Gibson ‘ın yıldızının parladığı bu üçleme 1979, 1981 ve 1985 yıllarında çekilmiş. Yönetmen George Miller ve başrol oyuncusu Mel Gibson’ın hiç ayrılmadığı üçlemenin dördüncüsü 2015’te gösterimde olacak ve Mel Gibson artık Mad Max değil! Nasıl olacağını izleyip göreceğiz.

  • ip-man-stillİp Man

Bruce-Lee’nin de hocalığını yapan kung-fu ustasının hayat hikayesinin anlatıldığı bu üçleme sadece bir sinema filmi değil aynı zamanda Çin’in Japon işgalini de anlatan görsel bir şölen niteliğinde. Hep dış özellikleri nedeniyle birbirlerine benzettiğimiz iki farklı ulusun aralarındaki derin uçurum çarpıcı dövüş sahneleriyle seyircinin zihnine kazınıyor adeta. İp Man üçlemesinin ikinci filmi ise batı kültürünün Çin’e ulaşmasını ve etkilerini anlatıyor. Japonların silahlarıyla yaptıklarını Avrupalılar paralarıyla yapmaya başlıyorlar. Para için değerlerini satan, işbirliği yapan hırslarına yenilenlerle, değerleriyle ayakta kalınabilineceğini düşünen gelenekçilerin sonu gelmeyecek mücadelesi mükemmel dövüş sahneleriyle gözler önüne seriliyor.

  • evil deadThe Evil ( Şeytan)

Usta yönetmen Sam Raimi tarafından çekilen bu korku-komedi serisi alanında tektir desek yanılmış olmayız. Hem korkutan hem de kimi sahneleriyle güldüren bu seride kendi kesik eliyle savaşan kahramanımızın bu trajikomik durumu pek çok izleyicinin zihninde hala capcanlı durur. İnce esprilele dolu bu kült film serisini salt bir korku filmi gibi izlemek hata olur kanısındayım.

  • iyi kötü çirkinThe Dollars

Sergio Leone’nin 1964’te “A Fistful of Dollars”, 1965’te “For A Few Dollars More” ve 1966’da “The Good, The Bad And The Ugly” adlı filmlerden oluşan bu serisi de yine unutulmzlar arasında. Özellikle “İyi, Kötü, Çirkin” in inal sahnesindeki o unutulmaz soundtrack hala dudaklarda ıslık olarak en tanıdık melodilerden biri olmaya devam ediyor. Clint Eastwood’u da hesaba katarsak sanırım başka bir şey söylememize gerek kalmaz.

 

 

 

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir