Tanrının Ateşiyle Demiri Dövmek

Ölü bir yıldızın kalbinde dövülmüş Mjöllnir. Brokk ve Eitri adındaki iki cüce Mjöllnir’i döverken yıldızın kalbinde kalan son kıvılcımları kullanmışlar ve ortaya tanrısal bir silah çıkmış. Demiri demirle döven ustalar maharetlerini yıldızın ateşini kullanmışlar. Thor’un efsanevi çekici Mjöllnir böyle çıkmış ortaya.

Demir yine demirle dövülüyor ancak bir yıldızın kalbinde değil de bir demir atölyesinde. Aslında demir döven gerçek anlamda bir ustanın günümüzde kaldığını söylemek öyle çok da kolay değil.

Ve çeliğe su verildi.

Çeliğe su verebilen çok fazla ustanın kalmadığı günümüzde bir tanesiyle tanışabilmenin mutluluğunu yaşıyorum. Yaz tatilinde gittiğim Giresun’da denk geldim bu ustaya.

“Sokak Başı Meyhane
Asmadandır Kapısı”

Bir Giresun türküsü gibi yayılan sesler dikkatimi çekti önce. Camekanlı küçük dükkanın içinde çalışan uzun saçlı usta elindeki çeliği parlatıyordu.

haluk-yücesan

Tabelasında Giresun Bıçakçısı yazan dükkanın içine daldım hemen. Tanıştım ustayla, adının Haluk Kemal Yücesan olduğunu öğrendim. Sadece yerel halk tarafından değil ulusal çapta da epey tanınırmış Haluk Usta, sonradan öğrendim. Bir yandan Haluk Usta ile sohbet ederken bir yandan da göz gezdiriyordum minicik dükkana. Neler neler sığdırmıştı Haluk Usta bu küçük dükkana. Onlarca el yapımı bıçak, bıçaklara sap olmayı bekleyen şimşir ağaçları, yaklaşık yüz yıllık bir kemençe… El yapımı bıçaklar üreten Haluk Usta makine kullanması gerektiği durumlarda ihtiyacı olan makineleri de kendi yapmış, ocağını da kendi tasarlamış yani her şeyiyle el yapımı bıçaklar çıkıyor Haluk Usta’nın elinden.

haluk yücesan2

Öyle hemen yaparım demiyor Haluk Usta bıçağı. İlk önce yapacağı bıçak kafasına yatacak, kendi hoşuna gidecek yapacağı bıçak. Kendi deyimiyle yaptığı bıçak “güzel düşmezse” yeniden yapacak onu güzel düşünceye dek. Adeta bir sanatçı titizliğiyle çalışıyor Haluk Usta. Kültür ve Turizm Bakanlığı fark etmiş Haluk Usta’yı, kendisine bir sanatçı tanıtım kartı düzenlemiş.

haluk yücesan1

Thor’un çekici Mjöllnir’in dövülmesine taş çıkartacak bir öykü de anlattı Haluk Usta.
Haluk Usta’ya bu işi öğreten üstadları hava bulutlanınca çelik levhaları yanlarına alır Kaman (Gaman) tepesine çıkarlarmış. Tepenin en yüksek noktasına yanlarında getirdikleri çelikleri dik bir şekilde toprağa yerleştirir ve çeliklere düşecek olan yıldırımları beklerlermiş. Yıldırım düşen demir çubuklar dövülür ve ortaya kırılamayan adeta tanrısal güce sahip bir çelik çıkarmış.

Eğer kendinize; el emeği, orijinal bir bıçak yaptırmak isterseniz Haluk Usta’ya mutlaka ulaşın, ülkenin neresinde olursanız olun size istediğiniz bıçağı teslim edecektir. Ancak birkaç uyarı da yapayım Haluk Usta’ya istediğiniz bıçağı anlatın, ne şekilde kullanacağınızı, bıçağı hangi amaçla yaptırmak istediğinizi anlatın ona, sakın ola bir bıçak fotoğrafı gönderip ben bunu istiyorum demeyin. Bir de sabırlı olun. Güzel düşene kadar tekrar dövecektir Haluk Usta istediğiniz bıçağı.

Mutfakta kullanmak için de bıçaklar üretiyor Haluk Usta hem de yıllarca kullanılabilir nitelikte.

haluk yücesan3

Oldukça sevimli ve hoş sohbet bir insan Haluk Usta, dükkanına uğrayıp sohbet edebilir, kendisiyle ticari bir ilişkiniz olmasa bile bir çayını içip keyifli anlatısına kulak verebilirsiniz.

Haluk Usta’ya cep telefonundan ulaşabilir, belki de yıldırımla dövülmüş bir bıçak yaptırabilirsiniz.
0542 217 1935

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir