Tarlakoz’un Tuzağı: Üç Buçuk Harfliler mi?

Miyase Sertbarut her kitabında çocuklarımıza yeni dünyalar, yeni maceralar, yeni ufuklar açıyor. Çocukların dünyasına çocukça bir bakış atabilen en iyi yazarlarımızdan hiç şüphesiz. Bunu yaparken çocuklarımızın dünyayı algılamasına, eleştirmesine, düşünmesine vesile olan kitaplarla yapması onu Çocuk ve Gençlik Edebiyatı alanındaki eşsiz yazarlarımızdan biri haline getiriyor.

ara alem 1 tarlakoz'un tuzağıMiyase Sertbarut‘un yeni kitabı çıktığında çok heyecanlanmıştım. Kitabın adını duyunca bu heyecanım bir kat daha arttı: Ara Âlem 1: Tarlakoz’un Tuzağı.

“Tarlakoz kim mi? Görmedim, görsem zaten bunları size söyleyemezdim. Onu görseydim sonsuz ve rüyasız uykunun içinde yatıp gider; gerçek bir ölüye dönüşürdüm.”

“Ara Âlem artık yaşamayan ama ‘tam ölüm’e de geçmemiş genç ruhların bu dünyayla kurdukları bağ üzerine bir roman. Tarlakoz onları gerçek ölüme sürüklemek için her an karşılarına çıkabilir. Ara Âlem’dekiler bu yüzden iz bırakmadan varlıklarını sürdürmek  zorunda. Onlar da bizim gibi arkadaşlara, kuşlara, hayallere tutunmaya çalışıyor.” (Kitabın Arka Kapağından)

“Ara Âlem 1: Tarlakoz’un Tuzağı” hem fantastik hem de korku ögelerini içinde barındırması bakımından Miyase Hanım‘ın kendi adına da yeni denediği bir alan diyebiliriz. Bundan önceki kitaplarında başarılı olduğu gibi bu kitabında da aynı başarıyı göstermiş. Ortaya çocuklar için yazılmış korku ve fantastik ögeler içeren güzel bir kitap çıkmış.

Gelelim kitabımıza. Kitabımızın kahramanı Canan. Canan daha ortaokul son sınıftayken bir trafik kazası sonucu yaşamını yitirir. O, yaşama tutunmaya çalışır ve Ara Âlem’de kalmayı başarır. Bu alemde yaşayanlar üç buçuk harflilerdir. Üç buçuk harfliler ne tam anlamıyla ölüdür ne de tam anlamıyla diridir. Canan’ın daha hayatta yapacak çok şeyi olduğu için hayata tutunmaya çalışmış ancak üç buçuk harflilerin dünyasında kalabilmiş. Tıpkı Sinan ve Cihan gibi.

Ara Âlem’de yaşayanların en büyük düşmanı ise Tarlakoz. Tarlakoz, üç buçuk harflileri gerçek ölüme göndermek için elinden gelen her şeyi yapıyor. Bu alemde yaşayanlar Tarlakoz’dan uzak durmalılar.

Kitapta üç buçuk harflileri gerçek ölüme göndermeye çalışan Tarlakoz gibi bir canavar varken aynı zamanda üç buçuk harflilerin gerçek hayatla bağlantılarının bir yolu da vardır. Canan için o yol Kendal’dan geçer. Kendal, babası hapiste olduğu için ailesinin geçimini sağlamak için çalışan bir çocuk.

Canan ile Kendal’ın yolları kesişecek mi, Tarlakoz, Canan’ı ya da üç buçuk harflilerden herhangi birisini gerçek ölüme gönderebilecek mi, Canan gerçek hayata dönebilecek mi, Kendal’ın yaşamı değişecek mi? İşte, tüm bu soruların cevapları “Ara Âlem 1: Tarlakoz’un Tuzağı” kitabında.

Hayatın, hayata tutunmanın önemini farklı ve çarpıcı bir kitapla anlatmak, heyecanı hiç düşürmemek ve bir solukta okunabilecek kitap yazmak ancak Miyase Hanım‘ın kaleminden çıkardı. Miyase Hanım, yarattığı kahramanın yaptığı tercihlerle doğru ile yanlış tercihlerin izbe sokaklarında gezinirken okuyucu ile de bol bol konuşarak, okuyucuyu da bu tercihlerin ortağı yapıyor. Bu da yazar ile okuyucu, okuyucu ve Canan, Canan ve yazar arasında bir “tarlakoz” oluşturuyor. Bu “tarlakoz”u çözmek ve Tarlakoz’un tuzağını da çözmek hem Canan hem de okuyucuya kalıyor.

Son olarak kitabı resimleyen Kaan Demirçelik’e değinmeden geçemeyeceğim. Kaan Demirçelik, Çocuk ve Gençlik Edebiyatı’nın usta bir kaleminden çıkan kitabı hiç şüphesiz aynı ustalıkla resimlemiş. Kitap gibi kitabın resimleri de mükemmel olmuş. Yüreğinize, ellerinize sağlık.

“Ara Âlem 1: Tarlakoz’un Tuzağı” kitabını özellikle fantastik ve korku okumaları yapmayı seven 6, 7 ve 8. sınıf öğrencilerine şiddetle tavsiye ederken, diğer öğrencilerimizin de okumasını sağlayabiliriz.

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir