TEOG Türkçe Soruları Analizi

Yine isyan, yine isyan. Türkçe öğretmenleri feveran içinde. Türkçe ortalamalarının geçen yılki sınavlara göre düştüğünü hatta okullarında ortalama bakımından en kötü dersin Türkçe haline geldiğini belirtiyorlar. Bu durum öğretmen arkadaşlarımı hem öfkelendiriyor aynı zamanda hem de üzüyor. Böyle bir ruh hallerine girip kendilerini yıpratmaya gerek olmasa da eminim vicdanları rahat etmiyor. Bütün öğretmen arkadaşların olduğu gibi zümrelerim de öğrencilerinin daha fazla doğru yapabilmeleri için bu sınava kadar canla başla çalıştılar. Çünkü öğretmenliği gönülden yapıyorlar. Bu vesileyle hepimizin Öğretmenler Günü’nü kutluyorum.

Ben pek öyle düşünmesem de zümrelerime göre sorular önceki yıllara göre zordu. Soruların dağılımı şu şekildeydi:

Sözcükte Anlam: 3

Cümlede Anlam: 4

Paragrafta Anlam: 7

Yazı Türleri: 1

Yazım Kuralları: 1

Noktalama Kuralları: 1

Dil Bilgisi: 3

Soruları daha detaylı bir şekilde incelediğimizde “unutmak” ile ilgili soru epeyce kafa karıştırıcıydı. Hikaye unsurları sorusu, metnin dil ve anlatımıyla ilgili soru ve belki bir de yazı türü sorusu öğrencileri zorlayan sorular arasındaydı. Ayrıca yazım ile ilgili soruda “birkaç” kelimesi yanlış yazıldığı için sorunun cevabı “A” idi. Yine “A” şıkkında geçen “tıp dergisi” ifadesi başka bir şıkta geçseydi kızılca kıyamet o zaman kopardı. Öğrencilerin kitapçıklarını incelediğimde azımsanamayacak sayıdaki öğrencimiz “tıp dergisi” ifadesinin yanlış yazılması sebebiyle doğru cevap olarak “A” şıkkını işaretlemişler. Yani yanlış akıl yürütmeyle doğru şıkkı bulmuşlar. Peki, derginin adının “Tıp dergisi” olmadığını kim iddia edebilir ki?

Dil bilgisi konularından bir fiilimsi, iki de cümlenin ögeleri sorusu vardı. Soruların zorluk derecesi yüksek olsa da sorular, konulara hakim olan öğrencilerin yapabileceği türdendi.

Bu seneki sorularda bence en dikkat çekici özellik, öğrencilerin sözcük dağarcığını yoklamasıydı. “Bıkmak, usanmak, çelişmek, düşünce ufku, bitkin, melez, tan atacak, tiz, direniş, üslup, moloz, kül rengi” gibi ifadeleri öğrenciler bilmeden kimi soruları yapması imkansızdı. Nitekim zıt anlam, çelişir, tan atacak soruları direk sözcük bilgisine dayanıyordu.

Sonuç olarak soruların bir tanesi tartışmaya açıktı. Diğer soruların kimisinde çeldiriciler güçlü olsa da bu sınavda öğrencilerin sözcük dağarcığının gelişmiş olması gerekliliği apaçık ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla çocuklarımızı erken yaşlardan itibaren kitap okumaya yönlendirmeliyiz.

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir