The Walking Dead: Yaşa ya da Öl

Not: Bu yazı geçen yaz kaleme alınmıştır. The Walking Dead’in üçüncü sezonu daha oynamamıştı. Şimdi üçüncü sezon da bitti.

Ben de üçüncü sezonu biraz geç kalsam da bitirdim sayılır. Bu dizi ile ilgili bir iki yazımız daha olacak şüphesiz. Şimdi geçen seneki yazımızla sizi baş başa bırakıyorum:

the walking dead

Uzun süreden beri herkesin dilinde olan “The Walkind Dead”i arkadaşımın tavsiyesi üzerine seyretmeye başladım ve ilk sezonunu -yani altı bölümünü- bir gecede bitirdim. İkinci sezonu ise üç günde bitirdim. Şimdi ben de herkes gibi dizinin üçüncü sezonunu bekliyorum. Dizinin üçüncü sezonu ekim ayında başlayacakmış. Dizinin takipçileri arasında birinci sezonun çok iyi ve çok hızlı geçtiğini, ikinci sezonun ise biraz daha durağan geçtiğini belirten yorumlar yapılıyor. Dizinin takipçilerinin yine belirttiklerine göre üçüncü sezonun, ikinci sezona göre çok daha hareketli geçeceği…

the walking deadŞimdi, bizler bu yorumlardan sıyrılarak dizi hakkında bir analiz yapmaya çalışalım: Dizi aslına bakarsanız klasik bir zombi filmi gibi başladı. Bir ana kahraman her şeyden uzak yattığı hastaneden uyanır ve kendisini hastaneden dışarı attığında çevresindeki her şeyin yıkılıp döküldüğünü, insanların öldüğünü, her şeyin sağa sola dağıldığını ve şehrin adeta bir ölü kent haline geldiğini görür. İşte, ana kahramanımız içinde bulunduğu durumu anlamaya çalışırken bir iki zombi -bu dizide adları aylak- görür ve tam saldırıya uğrayacakken ya da uğramışken onu virüs bulaşmamış bir kişi kurtarır. Bu dizide de her şey anlattığım gibi başlar.

05_Flatbed_WEB - OCTOBERDizinin ana kahramanı Andrew Lincoln (Rick Grames) işte tam da bunları yaşar. Daha sonra ailesini bulmak için amansız bir mücadeleye girişir. Açıkçası ben Rick’in ailesini daha uzun sürede bulacağı kanısındaydım ama çok fazla bölüm geçmeden eşini ve çocuğunu Rick buldu. Tabiî ki bu arada Rick, aylakların artık özelliklerini öğrenmiş ve onlarla mücadele etmeye başlamıştır. Gerçekten de ilk sezon için rahatlıkla aksiyonunun, gerilimin, aşkın tavan yaptığını belirtebiliriz.

3Rick, ailesini bulduğunda ondan umudunu kesen eşi Sarah Wayne Callies (Lori), Rick’in arkadaşı olan Shane ile yakınlaşmıştır. Aylaklar her yerdedir. Grupları kalabalıklaşan virüs kapmayanlar neler yapacaktır? Küçük gruba daha önceden liderlik yapan Shane ile gruba sonradan katılan Rick arasındaki grup liderliği sürtüşmesi ne olacaktır? Grup, yaşamın temel gereksinimi olan yiyecek ihtiyaçlarını nasıl karşılayacaktır? Bu soruların hepsi birinci sezon bittiğinde hepimizin aklındaydı. İkinci sezonda, işte bu sorunların hepsine aslında tek tek cevap bulduk. Sophie’nin kaybolmasından sonra dizi biraz aksiyon olarak yavaşlar. Daha sonra elim bir kaza sonucu buldukları bir çiftlikte geçirdikleri zamanı da aksiyon olarak yavaş kabul edebiliriz. Ama o dönemlerde olan olayları da unutmamak gerekir.

4Gerçekte böyle bir olayla karşılaşıldığında ne olabilir? Bu sorunun cevabını kendimize sormamız gerekir. Hiç şüphesiz herkes panik halinde olacaktır. Herkes korkacaktır. Ölümü düşünenler olacaktır. Nitekim dizide de bunlar gerçekleşmiştir. Daha sonra liderlik mücadeleleri olacaktır. Her şeyi şiddetle çözmeye çalışan bir lider profili ile her şeyi düşünüp taşınarak, insani ölçüler içinde çözmeye çalışan liderlik profili arasında insanlar seçim yapmak zorunda kalacaktır. Seçilen liderler her şeyden sorumlu tutulacaktır. Ölüm her yerde kol gezerken bizler de insanlığımızı unutacak, vahşice kararlar alacak ama hala bizlere insan olmanın erdemini anlatacak kişiler olacaktır. Yeni yeni aşklar olacaktır. Böyle bir dünyaya yeni bir can getirmenin karmaşası yaşanacaktır. İşte, bunları art arda sıraladığımızda bu olayların hepsinin dizide olduğunu ve bunların diziye yansıtıldığını rahatlıkla görmekteyiz. O zaman dizide anlatılan olaylar, dizinin senaryosu, replikleri ve dizide oluşturulan karakterler ve tipler kesinlikle başarılıdır, diyebiliriz.

5Diziyi başarılı kılan sebeplerden birisi de şüphesiz aylaklara yapılan makyajdır. Belki yüzlerce veyahut binlerce aylağa bu kadar güzel makyaj yapılması kesinlikle takdire şayandır. Bunun yanında sesler ve müzikler de diziyi başarılı kılan sebepler arasındadır, diyebiliriz.

Belki bunları da beğenirsin...

Bu yazıya toplam 4 tane yorum yapılmış.

  1. TANTA diyor ki:

    sıkı takipçisiyim….

  2. Serkan Çetin diyor ki:

    Ned Stark nasıl ölür demedin mi? :))

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir