Türk Çocuk ve Gençlik Korku Edebiyatı’na Yeni Bir Soluk: Hanzade Servi ve Karakura’nın Düşleri

Türk Çocuk ve Gençlik Edebiyatı’nda korku türünde kalem oynatan yazar sayısı çok azdır. Bu bakir alanı doldurmak için Çocuk ve Gençlik Edebiyatı’nın önde gelen yayın evlerinden Tudem Yayınları 2014 yılında Korku Öyküleri Yarışması açmıştır. İşte, bu yarışmada birincilik ödülü alan “Karakura’nın Düşleri” kitabı Hanzade Servi bu yazımızda bize misafir oluyor.

karakura'nın düşleri

“Karakura’nın Düşleri” birbirinden güzel yedi öyküden oluşmaktadır. Birisini anlatsam diğerine haksızlık olacak düşüncesi ile sadece o güzel öykülerin isimlerini saymakla yetinmeyi düşünüyorum: “Son Doğum Günü”, “Cadının Sadık Yardımcısı”, “Duvarın İçindekiler”, “Hortlak Gören İspinoz”, “Perizad’ın Kardeşi”, “Sakın Kapıyı Açma” ve “Karakura’nın Düşleri”. Sadece öykülerin isimleri bile bizleri son derece ürpetmeye yetiyor.

İki hafta önce beşinci sınıfların birisine derse girmiştim. Çocuklarda kitap okuma sevgisini artırmak, meraklarını harekete geçirmek ve onların okuduklarını benim de okuduğumu sezdirmek için bu kitapta geçen öykülerden birini onlara anlatmaya başladım. Öyküden bahsetmeye başladığımda bütün çocukların gözleri parlamaya başladı. Öykünün girişini anlatıp sustuğumda, “Öğretmenim, ne olur, gerisini de anlatın!” sözleri arasında önde oturan bir kız öğrencimin -abartmadan söylüyorum- heyecandan gözlerinden yaş geldiğini fark ettim. “Ne oldu kızım?” dediğimde, “Öğretmenim çok heyecanlı, muhakkak bu kitabı ben okumalıyım.” demişti.

karakura'nın düşleri hanzade serviEvet, birbirinden güzel korku öykülerinden oluşan bu heyecanlı kitabı muhakkak siz de okumalı ve özellikle ortaokula giden çocuklarınıza okutmalısınız. Sakın, çocuklarımız korkar gibi endişelere kapılmayın. Çocuklarınız bu kitabı okuduğunda mutlu olacak ve daha da cesaretlenecek. Bakın, yine Hanzade Servi’ye kulak verelim ve onun çocuk korku edebiyatı için söylediklerini not düşelim buraya:

“Çocuk korku edebiyatındaki kitapların çocukları korkutmak için değil, onları cesaretlendirmek için yazıldığını biliyor muydunuz? Sayfalardaki hayaletler, canavarlar ve umacılar, çocukları hayatın gerçeklerine usulca, onları ürpertip eğlendirerek hazırlar. Çocuk korku edebiyatını görmezden gelmek yerine çocuklara ve onların ruhunu sessizce güçlendiren hayali canavarlara bir kulak verin.”

Hanzade Servi’nin, bakir bir alan olan Türk Çocuk ve Gençlik Korku Edebiyatı’na el atması çok yerinde bir karar olmuş. Korku motiflerini sunarken Anadolu’dan beslenmesi de kitabının güzelliklerine güzellik katmış. Ayrıca korkunun yanında gerilimin, bazı yerlerde de araya sıkıştırılan esprilerin olması kitabın tadını bir kat daha artırmış.

Rahatlıkla şunu söyleyebilirim ki Türk Çocuk ve Gençlik Korku Edebiyatı’nın şu andaki Stephen King’i Hanzade Servi’dir. Bunu “Karakura’nın Düşleri” ile ispatlamıştır. Bundan sonra yazacağı korku kitapları ile de bu payeyi taçlandırmasını bekliyoruz.

“Rüyanda hiç karakuralarla karşılaştın mı? Bak, duvarın içinden sesler geliyor… Halının ortasında küçük bir sirk mi beliriyor yoksa? Komşu kadının gördüğü hortlak olabilir mi? Sen sen ol hiçbir zaman doğum gününü erken kutlama! Neden mi? Çünkü kapalı kapıların ardında neler olduğunu asla bilemezsin…

Kapıyı kilitleyebilirsiniz ama evin içindekilerden asla kurtulamazsınız!..” (Kitabın Arka Kapağından)

Belki bunları da beğenirsin...

1 Yorum

  1. 22 Ocak 2016

    […] “Karakura’nın Düşleri” kitabından sonra Hanzade Servi okumalarına devam etme kararı almıştım. İlk okuduğum kitabı “Otanca Balık” idi. “Ortancı Balık” kitabında yeni bir dille karşılaştım. Bu dil yabancısı olduğum bir dildi. Bu anlamda kitaba hemen alışamadım. Ne yalan söyleyeyim tuhaf geldi bana. Kitaba alışma evrem bittiğinde de kitap da bitmişti çoktan. Kitabı bir solukta okuyabileceksiniz ama kitabın diline alıştığınız zaman daha bir keyif alacağınızı düşünüyorum. […]

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir