Türk Tarihine Ayna: Bozkurtlar

bozkurtlar kitabı“Bozkurtlar” Hüseyin Nihal Atsız‘ın “Bozkurtların Ölümü” kitabı ile “Bozkurtlar Diriliyor” kitaplarının bir araya getirilerek yeniden basılması ile ortaya çıkmış kitabıdır. Bu öyle bir kitaptır ki okuyanda yaman bir esriklik uyandıracaktır. Kitabı bitirdiğinizde Kürşad, İşpara Alp, Bögü Alp, Kara Kağan, Yamtar, Urungu, Kutluk Şad, Tonyukuk, Ay Hanım isimleri dimağınızda geniş yer tutacak; bu isimleri her hatırladığınızda kalbinizde ince bir sızı duyacaksınız.

Ötüken Yayınlarından çıkan 626 sayfalık kitabın 423 sayfası “Bozkurtların Ölümü”ne geriye kalan kısmı ise “Bozkurtlar Diriliyor”a ayrılmıştır. Bu kitabı okurken 626 sayfa boyunca sizde kendinizi o kahramanların yanında hissedecek; onlarla savaşacak, onlarla aç kalacak, onlarla üşüyecek, onlarla zafer kazanacak, onlarla öleceksiniz. Merak etmeyin, her öldüğünüzde yeniden dirileceksiniz. Çünkü kendinizi her seferinde bir kahramanın yerine koyabileceksiniz.

Hüseyin Nihal Atsız, “Bozkurtlar” kitabı ile Türk’ün Dede Korkut’u olmuştur. Çünkü Atsız, Türk tarihindeki onlarca isimsiz kahramanı ete kemiğe büründürmüş ve onlara birer isim vermiştir. Tıpkı Dede Korkut gibi.

“Bozkurtların Ölümü”nde Atsız, Göktürk devletinin yıkılışını anlatır. Çuluk Kağan Çinli hatunu tarafından zehirlenir. Çuluk Kağan’ın yerine geçen Kara Kağan yine Çinli hatunu kendisine evdeş alınca casuslar iyice Göktürk’e yerleşir. Çuluk Kağan’ın oğlu Kürşad bu durumu kabullenemese de kağana saygısından ses çıkarmaz. Göktürkler içten içe casuslar ve hatun tarafından yıkıma uğratılır. Göktürkler zayıflayınca son Çin saldırısında yenik düşerler ve uzun yıllar sürecek esaret yılları başlar. Kitabın belki de en güzel sahnesi Türklük kimliklerini unutmayan Kürşad ve 40 arkadaşının kanlarının son damlasına kadar Türk kimliğini yaşatmak için savaşmasıdır. Bunda da başarılı olmuşlardır. Kürşad ve 40 arkadaşı kanlarını toprağa dökseler de Türk adı onlar sayesinde tarihten silinmemiştir. Esaretten kurtulan Kürşad‘ın hatunu ve oğlu yeni kurulacak Türk devletinin ilk filizleri olacaktır.

“Bozkurtlar Diriliyor” kitabında ise esaretten kurtulan ve dağınık olarak bozkıra yayılmış Türklerin yeni bir devlet kurma öyküsü anlatılır. Bu devletin öncülüğünü Kutluk Şad, Tonyukuk ve Boyla Bağa Tarkan yapar. Zamanla aralarına Kürşad‘ın oğlu Urungu ve “Bozkurtların Ölümü” kitabından hatırladığımız Onbaşı Pars katılır. Onbaşı Pars binbaşı olur. Kutluk Şad’ın kağan olur ve İlteriş Kağan adını alır. Günden güne güçlenen Türk devleti Dokuz Oğuzlarla ve Tang Hanedanı ile savaşlar yapar. Dokuz Oğuzlarla yapılan son savaşta Dokuz Oğuz Kağanı’nın kızı Ay Hanım’ın ölmesi Urungu’yu derinden yaralar. Çünkü Urungu, ay Hanım’ı çok önceden görmüş ve derinden sevdalanmıştır. Bu ölüme dayanamayan Urungu, her yıl bir sevgiliyi alan Ölüm Uçurumu’na doğru yol alır.

Hüseyin Nihal Atsız Türklerin karanlık dönemlerine “Bozkutlar” ile kuvvetli bir ışık yakmış; bilinmezi, bilinir kılmıştır. Türklerin yaşayışını, geleneğini, göreneğini, devlet anlayışını ve bozkırdaki mücadelesini gösteren “Bozkurtlar”, kendini siyasi söylemlerin dar perspektifinden sıyırmayı başarmış her Türk gencinin okuması gereken bir kitaptır.

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir