Uyku ve Sermaye İlişkisi

Çoğu kez günün en zor saatidir sabah kalkmak. Ertelenen alarmlar ya da evde yaşayan insanların uyarıları sonucu zor da olsa uyanmayı başarmış olsak bile yataktan çıkmak hep zor gelmiştir. Dinlenmiş bir şekilde yataktan kalkmak “şehirli insan” için neredeyse imkansızdır. Tüm bu zorluklara rağmen kalkmak, giyinmek üstelik şık olmak gerekir. Öyle ya, tüm gün sürecek olan bir çalışma hayatı bizi beklemektedir.

Çalışmak ve uyumak pek dost değildir günümüzde. Sermaye karanlığı ve karanlığın getirdiği uykuyu sevmez. Uyumak kayıptır sermaye için. Belki de ampulü bulmakla Edison en çok da sermayeye hizmet etmiştir. Sermayenin dolayısıyla da kapitalizmin uykuyla savaşına eşlik eden sadece ampul değildir elbette. Kafein içeren içecekler, zindelik veren ilaçlar, tazeleyici kokular… Bu sayılanların artırılması mümkün. Reklamlarda pompalanan zinde kal sloganları, gazete ve dergilerde yayınlanan günlük X saat uyku yeterli söylemlerinin temel amacı daha az uyumamızı sağlamak aslında. İnsanoğlu uyanık olduğunda çalışır, üretir ve aynı şekilde uyanık olduğunda çalışarak kazandıklarını harcar ve tüketir. Dolayısıyla sermaye için uyanık insan her daim tercih sebebidir.

Kapitalizmin kıskacından kurtulmanın mümkün olmadığına dair bir düşünceye inandırıldığımız çağda sermayeye karşı direnmek mümkün olabilir mi? Sanmıyorum. Biz ne kadar engel olmaya çalışsak da o her durumda gardını bir kat daha güçlendirmiş bir halde karşımıza çıkacak, bizi öldürmeyecek ya da uyutmayacaktır çünkü onun ürettiğinden çok tüketen insanlara ihtiyacı vardır.

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir