Vicdan Meselesi

Haksızlık, insafsızlık, zulüm ne taraftan gelirse gelsin dur diyebilenlerin eninde sonunda kendileriyle baş başa kaldıklarında huzur dolu olabildiklerini, gece yastığa kafalarını koyduklarında pişmanlık dehlizinde kaybolmadıklarını düşünüyorum.

Siyasi tartışmaların taraftarlık düzeyinde sürdüğü,  mezhep-din-ırk sarmalıyla çepeçevre olduğu, silah gölgesinde hakların aranmaya çalışıldığı bir yelpazede, sonu önceden belli ve maalesef inanç soslu ballı ihalelerin, bal tutanların parmak yaladığı rezil bir sistemin ürünlerinin bahsettiğim vicdan muhasebesini yapmamak adına çok çaba sarf etiğinin de farkındayım.

Geçmişte muktedir iken sesi cılız çıkanları hesapsız ezenlerin, aşağılayanların, yok sayanların geldiğimiz noktada takdiri halka bırakan yalvarmaları ne kadar acıysa; geçmişte cılız çıkan seslerini alabildiğine gürleştirenlerin, kendilerine yapılanları misliyle ödetmekten duydukları zevk çığlıklarını duymak da bir o kadar acı. İnsanlık adına acı, vicdan adına acı, din adına acı…

Yaşadığı, nefes aldığı, çocuklarını büyüttüğü, denizlerinde yüzdüğü, ekmeğini yediği, suyunu içtiği, yollarında koştuğu, aşık olduğu, sevdiği, üzüldüğü, hayat bulduğu toprakları dar-ül harp diyerek hoyratça hırpalayan, tüm sermayeyi tekeline alan, aç gözlülüğüne inanç kılıfı uyduran insan ne kadar acı vericiyse; geçmişte o insanı hor gören, yaşama fırsatı tanımayan, kılıfına uydurup okuldan-üniversiteden-iş dünyasından dışlayan mağrur kesimlerin dönem değişince attıkları taklaları, umutsuzca çırpınışlarını görmek de bir o kadar acı. İnsanlık adına, vicdan adına, hak adına, hukuk adına acı, en çok da sofradan kalkarken bile tam doymayın ki açların halini anlayın diyen bir anlayışa sahip din adına acı…

Bir zamanlar zulüm altında inleyenlerin, seslerini duyurmak için televizyon-televizyon, gazete-gazete gezenlerin, nasıl da en küçük bir eleştiriye dahi tahammül edemez noktaya geldiklerini görmek ne acı, kraldan çok kralcıların, yalakaların, taklacıların, çok yaşacıların bu denli revaçta olduklarını görmek ne kadar acı, savundukları değerleri üç-beş ihaleye tercih edenleri- yanı başında olan, gözleri önünde zulme uğrayanları görüp başını çevirenleri görmek ne kadar acı…

Güç eline geçmedikçe insanın neler yapabileceği kestirilemez. Tırnakları çıkmadığı için merhametli olanların, zamanı gelince nasıl da acımasız olduklarını görmek; yarınlar adına,  çocuklarımız adına, gün geçtikçe kaybettiğimiz vicdanımız adına ne kadar acı…

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir