WestWorld: Başka Bir Dünya

Matrix, Dark City, Truman Show, X-Machine gibi distopik filmlerin bölünerek çoğaldığını ve artık dizilere evrildiğini görüyoruz. Bilim-kurgu olarak nitelenen bu yapımların, yukarıda ismi zikredilen geçmiş dönem filmleri de akılda kalacak şekilde irdelendiğinde “insanlığı bir şeylere hazırlamak” misyonu taşıdıklarını düşünüyorum.

westworldBir dönem yazarların kağıtlara yazdıklarını şimdi senaristler ve yönetmenler tüm duyu organlarımıza afişe etmeden ifşa ediyorlar. Jules Verne, Ay’a bir uzay gemisiyle gidileceği fikrini kağıda döktüğünde henüz benzinle çalışan bir otomobil bile icat edilmemişti. Edebiyatçılar göreceli gerçekliğin hep önünde yaşamışlardır. Hep bir adım öndedirler. George Orwell’ın 1984 gibi distopik bir şaheser yazabilmesi ve birleşmiş ve küresel şirketleşmiş hükümetlerin özgürlükleri yok ettiği bir dünya tasavvurunda bulunması sadece hayal ürünü müdür, yoksa yaşadıkları dönemden kaynaklı açık ve berrak bir öngörü müdür? Öğrenim gördüğü lisede hocalarından birisinin Aldous Huxley olması da tarihin garip bir tesadüfüydü belki!( Sınırsız tesadüf anlamlı bir döngüye neden olabilir)

Tüm bu öngörüleri yüksek yazarlardan sonra beyaz perdede devam eden bir şeylere hazırlama süreci tam gaz devam ediyor. Mr.Robot, Black Mirror ve Westworld aklıma ilk gelenlerden. Her üç dizi de hazırlık sınıfına başlayan bir öğrenciye oryantasyon sürecinde yardımcı olmak için tasarlanmış adeta.

anthony-hopkinsÖzellikle Westworld, Prometheus ya da Maymunlar Cehennemi tarzı “evrim”i ve insan kökeninin sırlarını hikâye merkezine oturtan bir yapım gibi duruyor. İlk sezonu devam eden yapım  gerçekten nefes kesici deyimini hak eden cinsten bir dizi olmuş. Oyuncular, senaryo ve Anthony Hopkins, gerçekliğe dönmenizi zorlaştıran çizgi ötesi bir etkiye sahipler. Yakın çekimlerdeki sadist bakışlar ve bilgeliğin karşı konulamaz birleşimi ile Dr. Lecter tekrar aramızda. Senaryonun bizi nerelere sürükleyeceğini tahmin edemesem de bol aforizmalı ve yoğun altyapılı diyalogların artarak devam edeceğine neredeyse eminim.

İşte küçük bir örnek: oğlunu kaybeden Bernard’a Dr. Ford soruyor, “ bu acıyı unutmayı ister miydin?” ve aldığı cevap: “ neden unutmak isteyeyim, bu acı oğlumdan bana kalan tek şey”…

 

 

 

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir