“Yıllar ve Yollar” Belgeseli

Mithat Bereket’in genel yayın yönetmenliğini yaptığı, Özer Bereket’in hazırladığı, Soner Sevgili ve Tekin Biçer’in yönetmenleri olduğu “Yıllar ve Yollar” belgeselini yine bir şehirler arası otobüs yolculuğunda seyrettim. Mercedes marka otobüsümüzle gideceğimiz yere giderken herkes gibi ben de bize verilen kulaklığı önümdeki koltuğun arkasında olan bir teknoloji ürünü televizyonun uygun yerine taktım. Filmler, müzikler sıralanıyordu ekranda çeşit çeşit. Ekranın bir köşesinde de belgesel yazıyordu. Hiç tereddüt etmeden bastım belgesel yazan yerin üzerine. Karşıma “Yıllar ve Yollar” belgeseli çıktı. Başladım seyretmeye. Birkaç yerde mola verdiğimizde seyrettiğim yerleri tekrar seyretmek zorunda kalsam da hiç sıkılmadan üç bölüm, dokuz ayrı kısım olan belgeseli sonuna kadar seyrettim.

Belgesel, Türkiye’deki yolcu taşımacılığının ve bir bakıma da Mercedes’in öyküsüdür. Yolcu taşımacılığının ta köklerine kadar inerek at arabasının insanlar için ehemmiyetinden bahsediyor ilk önce belgesel. Daha sonra kamyondan bozma ahşap kasalı otobüslerle yolcu taşımacılığını anlatıyor. İnsanların o dönemde neler çektiğini, yolculukların günler aldığını, uzun yol şoförleriyle yolcuların arasındaki münasebeti gözler önüne seriyor. Bunu yaparken uzun yol şoförlerinin başlarından geçen anılardan sık sık yararlanılıyor. Ayrıca belgesele Aydın Boysan, Kamil Koç’un kızı, Recep Necati Ünal, Rahim Özkaymak, Zeki Ersoy, Tahsin Çayırağası, Ali Osman Ulusoy gibi daha birçok insan anılarıyla ve bilgileriyle destek olmuş.

Daha sonra sanayi ve teknolojinin gelişmesi ile otobüsler yenilenmiş, konforlu hale gelmiş, önceden günler süren yolculuklar artık saatlere düşmüş. Konforlu otobüslerle yapılan yolculuklar da geçmişle bağlantı kurularak anlatılmış ve neticede ortaya çok güzel bir öykü çıkmış.

Türkiye’nin kara yolu yolcu taşımacılığı hakkında ve Mercedes’in geçmişi hakkında bilgi sahibi olmak istiyorsanız “Yıllar ve Yollar” belgeselini muhakkak seyredin. Belgesel bittiğinde emin olun “Vay be!” diyeceksiniz ve içinizde güzel bir duygu oluşacak. Ayrıca Rahman Altın’ın müziğini yaptığı belgeselin müziği kulaklarınızda bir hoş sada olarak kalacak.

Belgeselin birinci kısmını paylaşayım sizlere:

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir