Yılmaz Özdil’den Pimi Yeni Çekilmiş Satırlar

yılmaz özdil öteki yüz

31 Ekim tarihli buluşmanın ilk izlenimlerini dün yazmıştım. Bugün de konuşmanın içeriğine dair çarpıcı detaylarla devam edelim.

Belki de kendisine en çok sorulan soru olduğundan, “ tehdit alıyor musunuz”, “ nasıl bu kadar cesur olabiliyorsunuz” tarzındaki sorular oldukça kontra bir yanıt buldu:

“ Asıl cesur olanlar, bu vahim durumda hiçbir şey yokmuş gibi yazabilenlerdir.”

İktidar kadar muhalefet de eleştiriliyor aslında Yılmaz Özdil yazılarında ve her konuşmasında açıkça bunu dile getiriyor. Gündelik tartışmalarla ve laf cambazlıklarıyla geçen politik gündemde gözden kaçırılan nokta iktidarın muhalefetle el ele verdiği proje:

“ Bizi bir arada tutan Mustafa Kemal çimentosu parçalanıyor.”

Haziran ayında yaşanan Gezi sürecine ilişkin temel tespiti:

“ Cumhuriyeti kuran devrim ateşi gençlerin damarlarında dolaşmaya devam ettiğinin kanıtıdır, gezi.”

Son günlerin mega tartışması türban için gayet açık ve net bir çift cümle:

“ Bugün türbanı konuşmak geri zekalılıktır. Asıl mesele başı örtülü kadınlar değil, beyni örtülü erkeklerdir.”

LKU_4725Balyoz davasında Yargıtay kararlarının onaylanması ve devam eden davalarla ilgili tespit:

“ Bugün artık bir boşanma davası bile adaletle görülemez.”

Halk Tv’de başbakanı sahiplenici tavrının esası tam anlaşılamamış ise açık cevap:

“ Başbakana bir lafın varsa, muhalefet edeceksen yüzüne karşı memleketinde et, Esad üzerinden etme, hele de ana muhalefet partisinin organik bağı bulunan bir kanalda ise Esad üzerinden hiç konuşma.”

Yalaka ve penguen medyaya karşı tepkiler ve gazetelerin durumu hakkında içerden bir tespit:

“ Bana kalsa tüm yazarları kovarım, muhabirlerle gazeteleri çıkarırım. Adam yalakaysa, lavuksa okumayın kardeşim. Gazetesini almayın, televizyonunu izlemeyin. Gazetecileri ancak toplum terbiye edebilir.”

Bugün yaşanan toplumsal bölünme ile 12 Eylül dönemi karşılaştırmasında en çarpıcı detay:

“ 12 Eylül’de millet sağ-sol diye bölünmüştü, şimdi aile içindeki bireyler ayrıştılar. Toplumun ruhu bölündü izlenen politikalarla. Önceden Fenerbahçeli ile Galatasaraylı birbirini sevmezdi, şimdi Beşiktaşlı taraftarlar kendi aralarında bölündüler.”

LKU_4728Bugünkü iktidarın elindeki desteğin formülü:

“ Bill Gates’in toplam mal varlığı, internetten para kazanmak için girip batanların toplam bileşkesidir.”

Sivil toplumun, medyanın, üniversitelerin suskunluğu üzerine gülümseten bir cevap:

“ Bugün TÜSİAD ile DİSK aynı şeyi savunuyor, bunu CIA gelse başaramazdı.”

Edebiyat ve gazeteler üzerine “neler okursunuz” sorusuna dair:

“ işim gereği tüm gazeteleri okurum, sizin gibi ayrıma yapamıyorum, şu lavuğu da okumayayım diyemiyorum maalesef. Belli bir roman kahramanım yok ama romancı kahramanım Kemal Tahir. Ve herkese yürekten tavsiye ediyorum. ”

Yazılarındaki ince dokundurmalar ve oturtmaların kaynağına dair kişisel bir not:

“ Mikro tarihi çok severim. Mesela ‘saat’ üzerine yazılı eserler çok ilgimi çeker, ‘araba lastiği’ nasıl bulunmuş merak ederim.”

Gazetecilere ve bloggerlara tavsiyesi:

“Gazetecilik objektif bir meslek değildir bilinenin aksine, subjektifdir. Asla kendi duruşunuzdan vazgeçmeyin.”

Yaklaşık iki saat süren bu buluşmanın sonlarında bizlere metin kısaltma ile ilgili bir ipucu vermişti sayın Özdil. Ve demişti ki “bir yazarın her hangi bir yazısını alın ve gereksiz kelimelerini karalayın. Sonrasında elinizde kalan metin ilk metinle aynı olacaktır. Attığınız kelimeler ise yazarın egosunu temsil eder.” Bu yazıyı yazarken aldığım notlardan aynısını yapmaya çalıştım, ama farkettim ki kelime atmak bir yana bazı kelimeleri kendim eklemişim.

Demek ki not tutma kabiliyetim gerçekten iyi 🙂

 

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir