Yitirilen Değerler: Adalet, Merhamet…

Tırnakları çıkmadığı için kendine merhametli diyen insanların bollaştığı bir ülkede yaşıyoruz. En ufak bir fırsatını yakaladıklarında menfaati için bunu kullanmaktan çekinmeyecek insanlar, vasıfsız olmanın verdiği cesaretle kuru sıkı atıp duruyorlar; vefa diye, namus diye, etik diye…

Evini zar-zor geçindiren adam için namuslu olmak kolay iştir. Bazıları her ne kadar namusu kadınlara özgü bir erdem olarak algılasa da, asıl namuslu olmak; çalmamaktır, çırpmamaktır, harama uzanmamaktır, kamu malını-yetim malını kendi malından önce korumaktır! Ve elin tüm bunlara uzanacak bir durumda olup dokunmamaktır zor olan!

Aldığın maaşla ancak borçlarını ödeyebiliyorsan, otomatik olarak namuslusun demektir. Vergi kaçıramazsın mesela, maaşından kesildiği için. Ya da harama uzanamazsın, fabrikalardan gece yarıları çıkabildiğin için.

Birden zengin olanlara bakalım mesela; ilk önce arabalarını değiştirirler, sonra eşlerini. Önceleri fırsatları yoktur çünkü. Ancak uzun sürmez, her şeylerini kaybederler istisnasız. Çünkü değerleri olmayan insanların, ellerindekileri tutmalarına imkânları da yoktur.

Merhamet de böyledir işte. Gücü, kudreti ellerinde bulunduranlar eğer affediyorlarsa hataları, ya da görmezden geliyorlarsa ufak-tefek kusurları, işte merhamet buradadır. Ceberut patronlar, müdürüler, yöneticiler nefes almayı bile izinli hale getirmişse eğer, istediği adamı sürüp, istediği adamı kovabiliyorsa hesapsız ve gözüyle beraber vicdanını da kapatmışsa adalet bazılarına; nasıl bahsederiz haktan, hukuktan, merhametten?

Bir tarafı sürekli ezilen bir toplum nasıl hep beraber kalkınabilir söyleyin? Hep tek taraflı işliyorsa kurallar, yapılan haksızlık kimin tarafındaysa sadece o karşı çıkıyorsa sürekli ve toplum karpuz gibi ayrılmışlarsa ortadan ikiye; nasıl kalkarız düştüğümüz yerden, söyleyin?

Ve beraber olacağımız, aynı safta duracağımız kaç değer kaldı düşünün! Uğruna her şeyimizi feda edeceğimiz neyimiz var mesela? Hani noktada hiç düşünmeden buluşabiliriz? Herkesin doğruları farklı olsa da, hangi gerçeklikte buluşabiliriz, sorgusuz-sualsiz?

Bütün renkler hızla kirleniyordu ve birinciliği beyaza verdiler, demişti ya şair; artık bizi biz yapan bütün değerlerimizi yitiriyoruz hızla ve birinciliği adalete verdiler, maalesef!

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir